Sure Hakkında
Ayet Sayısı
52
Mushaf (Kuran) Sırası
14
Nuzül (İniş)Yeri
Mekke
Nüzül (İniş) Sırası
72
Sure Hakkında Bilgi
Adı: Sure adını 35. ayette geçen İbrahim Peygamberden (a.s.) alır. Fakat bu, surede İbrahim’in (a.s.) hayat hikayesinin anlatıldığı anlamına gelmez. Bu isim, diğer surelerin, yani İbrahim’den bahsedilen diğer tüm surelerin ismi gibi sadece bir sembol niteliğindedir.
Nüzul zamanı: Surenin üslubundan ve ihtiva ettiği konulardan, onun Mekke döneminin son zamanlarında indirildiği anlaşılmaktadır. Örneğin 13. ayet (“Kafirler peygamberlerine dediler ki: ‘ya sizi kendi toprağımızdan süreceğiz, ya da dinimize geri döneceksiniz.!”), surenin indirildiği dönemde müslümanlara yapılan işkencenin çok ağır olduğunu ve Mekkelilerin daha önceden gönderilen peygamberleri inkar eden diğer topluluklar gibi mü’minleri kendi topraklarından sürmek istediklerini açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle 14. ayette kafirler “Hiç şüphesiz biz, zulme sapanları helak edeceğiz” denilerek uyarılmakta ve mü’minler de, kendilerinden önce inanan diğerleri gibi “Ve onlardan sonra sizi o arza yerleştireceğiz” denmek suretiyle teskin edilmektedirler. Aynı şekilde surenin son bölümünde (43-52) yer alan şiddetli uyarı da, surenin Mekke döneminin son yıllarında nazil olduğunu göstermektedir.
Anafikir ve Amaç:
Bu sure, Peygamberin (s.a) davetini reddeden ve onun görevini başarısızlığa uğratmak için birçok hileler kuran kafirlere bir uyarı ve tavsiye niteliğindedir. Fakat tavsiyede, uyarı, azarlama, kınama ve suçlama hakimdir. Çünkü daha önceki surelerde tavsiyeye çok yer verilmiş, fakat buna rağmen onların düşmanlığı, bağnazlığı, işkence, kin ve nefretleri artmaya devam etmişti.
Açıklamalı Meal ( Tüm Sure)
1
MEAL
1. Elif. Lam. Ra. Bu (Kur’an) Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yüce ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.
MUSTAFA ÇEVİK
1 Elif, Lâm ve Râ’ya yemin olsun ki, ey Peygamber! Bu Kur’an, insanlar yaratılış sebeplerini bilsin, ona uygun yaşasın, böylece karanlıklardan aydınlığa çıksın diye, yüce ve övgüye tek layık olan Allah tarafından, kavminin konuşup anlaştıkları ve yazıştıkları harflerden oluşan sözlerle indirilmiştir.
MEAL AÇIKLAMASI
2-3
MEAL
2. Göklerde ve yerde olanların hepsi kendine ait olan Allah’ın (yoluna). Şiddetli bir azaptan dolayı kâfirlerin vay haline!
3. Onlar dünya hayatını ahirete tercih eder, (başkalarını) Allah’ın yolundan alıkoyar ve onda çarpıklık ararlar. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.
MUSTAFA ÇEVİK
2-3 Gökleri, yeri ve arasında olanları yaratan ve sahibi olan Allah, insanları Kur’an ile fıtratlarına uygun bir hayatı yaşamaya çağırmaktadır. Bu gerçeği kavramak istemeyenlerin vay haline. Onlar bundan dolayı çok çetin bir azap ile cezalandırılacaklar. Kendileri kısacık dünya hayatının basit zevkleri uğruna daimi âhiret mutluluğunu terk etmekle birlikte, başkalarını da Allah’ın davetine uygun yaşamaktan alıkoymak için çaba sarf edenler, hakka karşı bâtılı tercih eden zalimlerdir.
MEAL AÇIKLAMASI
4
MEAL
4. Biz her peygamberi ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki onlara açıklasın. Artık Allah dilediğini sapıklığa düşürür dilediğini de doğru yola eriştirir. O, yücedir, hakimdir.
MUSTAFA ÇEVİK
4 Biz kolayca açıklanıp anlaşılsın diye âyetlerimizi her peygambere kendi kavminin diliyle gönderdik. Allah, davetinden kibirlenerek yüz çevirenleri doğru yoluna iletmez. Hidayeti dileyip de bu uğurda çaba göstereni de hidayete (doğru yoluna) ulaştırır. Yarattıkları üzerinde hüküm koyma yetkisi yalnızca Allah’a aittir, O’nun her hükmü mutlak isabetlidir, sınırsız ilim ve kudret sahibi yalnızca Allah’tır.
MEAL AÇIKLAMASI
5
MEAL
5. Andolsun Musa’yı da: “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlat” diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve çokça şükreden herkes için ibretler vardır.
MUSTAFA ÇEVİK
5 Biz Musa’yı da halkına, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarması, Kıyamet ve Hesap Gününü hatırlatması için gönderdik. Musa’nın yaşadıklarından alınacak dersler vardır, bundan ancak Allah yolunda sıkıntılara göğüs gererek sabırla direnenler dersler çıkarabilirler.
MEAL AÇIKLAMASI
6-8
MEAL
6. Musa kavmine şöyle demişti: “Allah’ın üzerinizdeki nimeti hatırlayın. Hani size en kötü işkenceleri uygulayan, erkek çocuklarınızı öldürüp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun ailesinden sizi kurtarmıştı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
7. Hani Rabbiniz şöyle bildirmişti: “Andolsun, eğer şükrederseniz siz(e olan nimetim)i artırırım. Eğer nankörlük ederseniz şüphesiz azabım pek şiddetlidir.”
8. Musa şöyle demişti: “Siz ve yeryüzünde olanların tümü nakörlük etseniz de şüphesiz Allah hiç bir şeye muhtaç değildir, övgüye layık olandır.”
MUSTAFA ÇEVİK
6-8 Musa kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size bahşettiği nimetlerini unutmayın. Firavun size işkencenin en kötüsünü uyguluyor, oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı ve kızlarınızı sağ bırakıp, kötü amaçlarına alet ediyordu. Allah sizi Firavun’un zulmünden kurtardı, Rabbinizin imtihanından geçmekte olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın! Rabbiniz size, davetine sarılır şükrederseniz nimetlerini daha da artırarak vereceğini vaat ediyor fakat nankörlük edip yüz çevirirseniz şiddetli bir azaba çarptırılırsınız.” Musa sonra da sözlerine şöyle devam etti: “Sizler ve yeryüzünde yaşamakta olan tüm insanlar Allah’a nankörlük edip davetini reddetseniz de Allah’a zarar vermiş olamazsınız. Allah’ın hiç kimseye ihtiyacı yoktur. O, övgüye layık olan tek ilahtır.”
MEAL AÇIKLAMASI
9
MEAL
9. Size, sizden öncekilerin, Nuh kavminin, Ad’ın, Semud’un ve onlardan sonrakilerin -ki onları Allah’tan başkası bilmez- haberi gelmedi mi? Peygamberleri onlara apaçık belgelerle geldiler de onlar ellerini ağızlarına götürüp şöyle dediler: “Biz sizinle gönderileni inkar ettik ve doğrusu sizin bizi kendisine çağırdığın şeyden kuşkulu bir şüphe içindeyiz.”
MUSTAFA ÇEVİK
9 Sizden önce gelip geçen Nûh, Âd, Semûd kavimlerinin ve onlardan sonra gelen sayılarını yalnızca Allah’ın bildiği kavimlerin başlarından gelip geçenlerden sanki hiç haberiniz yokmuş gibi davranıyorsunuz. Onlara da peygamberleri yaratılışlarının amacının ne olduğunu ve buna göre nasıl yaşamaları gerektiğini apaçık tebliğ etmiş, misallerle açıklamış, yaşayışları ile de göstermişlerdi. Fakat onlar da daveti ellerinin tersi ile itmiş, peygamberleri susturmaya çalışmış, “Biz sizin söylediklerinizi kabul etmiyoruz, çünkü peygamber olduğunuza inanmıyoruz.” demişlerdi.
MEAL AÇIKLAMASI
10-12
MEAL
10. Peygamberleri dediler ki: “Gökleri ve yeri yaratan, günahlarınızı bağışlamak ve size belirli bir süreye kadar mühlet vermek için sizi davet eden Allah hakkında şüphe olur mu?.” Dediler ki: “Siz de bizim gibi birer insandan başka bir şey değilsiniz. Bizi atalarımızın tapmakta olduklarından çevirmek istiyorsunuz. O halde bize açık bir delil getirin.”
11. Peygamberleri onlara dediler ki: “Biz de sizin gibi birer insandan başka bir şey değiliz. Ancak Allah kullarından dilediğine lütufta bulunur. Allah’ın izni olmadan bizim size bir delil getirmemiz sözkonusu olamaz. Mü’minler yalnız Allah’a güvensinler.
12. Biz niçin Allah’a güvenmeyelim ki bizi (doğru olan) yollarımıza O iletti. Elbette bize yaptığınız eziyete katlanacağız. Güvenenler yalnızca Allah’a güvensinler.”
MUSTAFA ÇEVİK
10-12 Peygamberleri de onlara şöyle demişti: “Gökleri yeri ve arasında olanları yaratan Allah’ın sizi karanlıklardan aydınlığa çıkaracak olan davetinden şüphe mi ediyorsunuz?” Gerçek şu ki, Rabbimiz sizi ecelinizle ilgili belirlediği gün gelmeden şirk ve küfrünüzden tevbe ederek bağışlanmaya, kurtuluşa çağırıyor fakat onlar peygamberlere hiç düşünmeden, “Siz de bizim gibi yiyip, içen ölümlü birer insansınız, bir de kalkmış peygamber olduğunuzu söyleyip, atalarımızdan bize miras kalan hayat tarzımızdan vazgeçmemizi istiyorsunuz, madem söyledikleriniz doğru, o halde mucizeler göstererek bizi inandırın da görelim.” diyorlardı. Peygamberleri de onlara şöyle dediler: “Evet, biz de sizin gibi ölümlü insanlarız. Allah kullarından layık görüp, dilediğine peygamberlik bahşeder, mucizeler ise peygamberlerin istemesiyle değil, ancak Allah’ın dilemesiyle meydana gelir. Mucizeler insanı aciz bırakan olaylardır ve hiçbir insanın istemesiyle de meydana gelmez, inanmak isteyenler bu gerçeği kabul ederek söylediklerimize inanmalı ve yalnız Allah’a güvenip, davetine teslim olmalıdır. Allah bizlere doğru olanı bildirmişken niçin O’na güvenip de teslim olmayalım. Hiç şüpheniz olmasın ki, bu yüzden yaptığınız eziyetler, bizi doğruları söylemekten vazgeçirmeyecektir. Allah’a güvenip iman edenler mutlaka kazanacak ve mutlu olacaklardır.”
MEAL AÇIKLAMASI
13-14
MEAL
13. İnkar edenler peygamberlerine: “Kesinlikle ya sizi toprağımızdan çıkaracağız ya da bizim dinimize döneceksiniz” dediler. Bunun üzerine Rableri onlara şöyle vahyetti: “Zalimleri mutlaka helak edeceğiz.
14. Onlardan sonra sizi o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden korkan içindir.”
MUSTAFA ÇEVİK
13-14 Bunun üzerine şirk ve küfre dayalı hayatlarını terk etmek istemeyenler, peygamberlerine şöyle demişlerdi: “Siz ya bizim ilahlarımızı kabul edip dinimize döner, bize uyarsınız ya da sizi ülkemizden sürüp çıkarırız.” Müşriklerin bu sözlerinden sonra Allah da peygamberlerine şöyle vahyetti: “Biz onları mutlaka helak edeceğiz ve yerlerine mü’minleri getireceğiz. İşte bu; Allah’ın davetine iman edip, imanın gereklerini yerine getirmek uğrunda cihat edenlere Allah’ın vaadidir.”
MEAL AÇIKLAMASI
15-17
MEAL
15. (Peygamberler) yardım istediler ve her inatçı zorba perişan oldu.
16. Ardından da cehennem vardır ve (orada) kendisine irin suyundan içirilir.
17. Onu yutkunmaya çalışır ama bir türlü boğazından geçiremez. Her yandan kendisine ölüm geldiği halde yine ölmez. Ardından da çok katı bir azap vardır.
MUSTAFA ÇEVİK
15-17 Bütün çabalarına rağmen kavimleri hakikati reddedince, peygamberler de “Rabbim! Artık bunlarla bizim aramızdaki hükmünü ver” diye dua ettiler. Sonunda müşrik ve kâfirler hak ettikleri azaba çarptırılıp, yok olup gittiler. Âhirette de onları cehennem ateşi beklemektedir. Orada onlara kanlı, irinli bir su içirilecek, bu iğrenç suyu yutmaya çalışacaklar ama kolay kolay da yutamayacaklar. Ölüm onları her taraftan kuşatacak fakat ölemeyecekler ve birbiri ardından daha kötü azaplara uğratılacaklar.
MEAL AÇIKLAMASI
18
MEAL
18. Rablerini inkar edenlerin örneği şudur: Onların yaptıkları fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiç bir şeye güç yetiremezler. İşte bu uzak bir sapıklıktır.
MUSTAFA ÇEVİK
18 Hakikati inkâra şartlanmış olanların iyilik namına yaptıkları işler, fırtınalı bir günde rüzgârın savurup yok ettiği küllere benzer. Onların iyilik zannettiklerinin âhirette hiçbir karşılığı yoktur. Bu ise büyük bir kayıp, büyük bir hüsrandır.
MEAL AÇIKLAMASI
19-20
MEAL
19. Allah’ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi götürür ve yeni bir halk getirir.
20. Bu Allah için güç değildir.
MUSTAFA ÇEVİK
19-20 Allah gökleri, yeri ve arasındakileri boşuna değil; yüce bir amaç için sizi de o amacı gerçekleştirmek üzere yaşamanız için yarattı! Şunu iyi bilin ki; Allah dilerse sizi yok edip yerinize yeni bir topluluk getirir. Bu, Allah için hiç de zor değildir.
MEAL AÇIKLAMASI
21
MEAL
21. Hep birlikte Allah’ın huzuruna çıkarlar. Zayıflar büyüklenenlere derler ki: “Biz size uymuştuk. Şimdi siz Allah’ın azabından bir şeyi bizden savabilir misiniz?” Onlar da şöyle derler: “Allah bizi doğru yola eriştirseydi şüphesiz biz de sizi doğru yola yöneltirdik. Şimdi sızlansak da katlansak da bizim için birdir. Çünkü bizim için sığınacak bir yer yok!”
MUSTAFA ÇEVİK
21 Hesap Günü geldiğinde, bütün insanlar Allah’ın huzurunda toplanacaklar, işte O Gün zayıflıklarını bahane ederek, güçlü gördükleri kimselere körü körüne uyanlar, arkalarından gittikleri önderlerine şöyle diyecekler: “Biz dünya hayatımızda sizlere tabi olmuştuk, bundan dolayı da bugün azaba çarptırılmaktayız, şimdi sizler bizi Allah’ın azabından biraz olsun kurtaramaz mısınız?” Onlar da kendilerinden yardım talep edenlere şöyle diyecekler: “Şayet Allah bizi hak ettiğimiz bu azaptan kurtarırsa, biz de sizi kurtarırız fakat artık böyle bir kurtuluş bizim için de sizin için de imkânsız. O yüzden ne kadar ağlayıp sızlansak, yalvarıp yakarsak da faydası yok, çoktan iş işten geçti. Artık hiçbirimizin hak ettiğimiz azaptan kurtulabilmemiz mümkün değil.”
MEAL AÇIKLAMASI
22
MEAL
22. İş olup bitince şeytan der ki: “Şüphesiz Allah size gerçek olanı vaad etti. Ben de vaad ettim. Ama ben vaadimden döndüm. Zaten ben sizin üstünüzde bir nüfuza sahip değildim. Sadece ben sizi çağırdım siz de çağrıma uydunuz. O halde beni kınamayın kendi kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Daha önce beni (Allah’a) ortak koşmanızı da tanımamıştım zaten. Gerçekten zalimler için pek acıklı bir azap vardır.”
MUSTAFA ÇEVİK
22 Hesap Günü yargılama süreci bitip de herkes hak ettiği ile yüz yüze gelince şeytan da, “Cehenneme girmemize sen sebep oldun.” diyenlere şöyle cevap verecek: “Allah’ın sizi daveti gerçek idi. Ben ise size boş vaatlerde bulundum, yalanlar söyleyip aldattım. Aslında benim sizler üzerinde istediğimi yaptıracak bir gücüm de yoktu. Sadece davet edip şirke, küfre çağırdım. Siz de Allah’ın davetine değil de, benim davetime yönelip uydunuz. Şimdi kendi suçunuzdan dolayı beni kınayıp suçlamayın, dönüp kendinize bakın. Suçlanıp kınanacak olanlar sizlersiniz. Bugün artık ne ben ne de Allah’la birlikte ilah edindikleriniz feryadınızı duyup, imdadınıza yetişemeyiz ve beni de Allah’ın azabından hiç kimse kurtaramaz. Zaten ben Allah’a ortak koşulmasının yanlış olduğunu biliyordum. Fakat bu yanlışı size fısıldayınca hiç düşünmeden kabul ettiniz.” Gerçek şu ki, şeytan ve onun takipçileri çok şiddetli bir azabı hak etmişlerdir.
MEAL AÇIKLAMASI
23
MEAL
23. İman edip salih ameller işleyenlerse Rablerinin izniyle içinde sonsuza kadar kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere konulurlar. Onların orada aralarındaki dilekleri “selam”dır.
MUSTAFA ÇEVİK
23 İman edip gereklerini yerine getirmek üzere gayret edenler, Rablerinin izni ile içlerinden ırmaklar akan ve mutluluk yurdu olan nimetlerle dolu cennetlere yerleştirilecekler ve orada birbirlerini tebrik edecekler.
MEAL AÇIKLAMASI
24-25
MEAL
24. Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermektedir: Güzel söz kökü sabit dalları ise gökte olan güzel bir ağaç gibidir.
25. Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Olur ki, düşünüp öğüt alırlar diye Allah insanlara böyle örnekler vermektedir.
MUSTAFA ÇEVİK
24-25 Allah güzel söylenmiş doğru sözü âdeta kökü yerde dalları göğe doğru yükselmiş verimli bir ağaca benzetiyor. Bu ağaç Rabbinin izni ile her zaman meyve verir. Allah insanların düşünüp, doğru olanı kavramaları başkalarını bu yolla davet etmeleri için böyle misaller vermektedir.
MEAL AÇIKLAMASI
26
MEAL
26. Kötü sözün durumu ise kökü yerden koparılmış, bir kararı olmayan kötü bir ağacın durumu gibidir.
MUSTAFA ÇEVİK
26 Bünyesinde şirk ve küfür barındıran ve insanları ona davet eden kötü sözler ise, kökü yerde çürümeye başlamış dayanıksız bir ağaç gibidir. Böyle bir ağacın ayakta kalma, meyve verme, yaşama imkânı ve gücü yoktur.
MEAL AÇIKLAMASI
27
MEAL
27. Allah iman edenleri dünya hayatında da ahirette de sağlam söz üzere kararlı kılar. Allah zalimleri ise saptırır ve Allah dilediğini yapar.
MUSTAFA ÇEVİK
27 Allah, tevhid inancını hayatlarına tatbik uğrunda gayret edenleri kökü yerde, dalları göğe yükselmiş olan ağaçlar gibi dimdik ayakta tutar. Âhirette de cennet nimetleri ile ödüllendirir. Allah, davetinden yüz çevirenleri de bataklıklarında dalalet içinde kendi başlarına bırakır, O dilediğini yapmaya kadirdir.
MEAL AÇIKLAMASI
28-30
MEAL
28. Allah’ın nimetini küfre değiştirenleri ve kavimlerini helak yurduna konduranları görmedin mi?
29. (O helak yurdu) cehennemdir. Oraya girerler. Orası ne kötü bir kalış yeridir.
30. O’nun yolundan saptırmak için Allah’a eşler koştular. De ki: “(Şimdilik) geçim sürün. Dönüşünüz şüphe yok ki ateşedir.”
MUSTAFA ÇEVİK
28-30 Allah’ın verdiği bunca nimetlere nankörlük edip kibirlenerek, Allah’la birlikte ilahlar edinen ve başkalarını da kendileri gibi yaşamaya teşvik edip, azap yurdu olan cehenneme sürükleyen ve sürüklenenleri görmüyor musun? İşte o cehennemi yurt edinecek olanların vay haline. Bunlar Allah’ın rızasını kazanmaya çağrılmalarına rağmen, kabullenmeyip doğru olandan yüz çevirmiş, nankörlüğe yatkın olanların yüz çevirmelerine de destek vermiş, önayak olmuşlardır. Onlar; Allah’ın verdiği nimetlerden istifade ederek, bir müddet daha oyalansınlar, nasıl olsa sonunda varacakları yer cehennemdir.
MEAL AÇIKLAMASI
31
MEAL
31. İman eden kullarıma söyle: Namazı kılsınlar ve ne alışverişin ne de dostluğun olmayacağı gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimizden gizli ve açık infak etsinler.
MUSTAFA ÇEVİK
31 Ey Peygamber! Mü’min kullarıma söyle, hiçbir pazarlığın yapılmayacağı, hiçbir eşin, dostun, yakının, malın, mülkün makamın bulunmayacağı Hesap Günü gelip çatmadan namazlarını bilinçle ve titizlikle kılsınlar, kendilerine verdiğimiz nimetlerden Allah yolunda gizli ve açık olarak harcasınlar.
MEAL AÇIKLAMASI
32-33
MEAL
32. Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten su indirip onunla size rızık olarak meyvalar çıkaran, emriyle denizde yüzmesi için gemileri sizin hizmetinize veren ve yine ırmakları da sizin hizmetinize sunandır.
33. Sürekli olarak görevlerini yapan güneşle ayı hizmetinize sundu. Gece ile gündüzü de hizmetinize sundu.
MUSTAFA ÇEVİK
32-33 Allah’ın gökleri, yeri ve arasında olanları sizin için yarattığını, gökten indirdiği su ile yeryüzünde size çeşit çeşit rızıklar var edip ikram ettiğini, denizlerde koyduğu yasalar sayesinde gemileri yüzdürüp istifadenize sunduğunu, nehirlerden yararlandırdığını sakın unutmayın.
MEAL AÇIKLAMASI
34
MEAL
34. İstediğiniz her şeyden size verdi. Allah’ın nimetini saymaya kalksanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.
MUSTAFA ÇEVİK
34 Kendi yörüngelerinde Allah’ın koyduğu yasalarla seyretmekte olan güneşi ve ayı da sizin faydanıza sunan, gündüzü ve geceyi rahatınız için aydınlık ve karanlık yapan da Allah’tır. Verdiği nimetleri saymaya kalksanız sayıp bitiremezsiniz. Fakat insanların çoğu bahşedilen bunca nimete rağmen Allah’a nankörlük eder, davetinden yüz çevirir ve O’na şükretmezler. Çünkü cahil ve zalimdirler.
MEAL AÇIKLAMASI
35-41
MEAL
35. Hani İbrahim şöyle demişti: “Ey Rabbim! Bu şehri güvenli kıl. Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.
36. Rabbim! Gerçekten onlar insanlardan çoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen bağışlayansın, rahmet edensin.
37. Ey Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazılarını senin haram kılınmış evinin yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim. Ey Rabbimiz! Namazı kılsınlar diye. Artık sen insanlardan bazılarının gönüllerini onlara meylettir ve çeşitli meyvalarla onları rızıklandır. Olur ki şükrederler.
38. Ey Rabbimiz! Sen bizim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde de gökte de hiç bir şey Allah’a gizli kalmaz.
39. Yaşlılıkta bana İsmail ve İshak’ı bahşeden Allah’a hamdolsun. Şüphesiz Rabbim duayı duyandır.
40. Ey Rabbim! Beni namaz kılan biri eyle. Soyumdan gelenleri de. Ey Rabbimiz! Duamı kabul eyle.
41. Ey Rabbimiz! Hesabın görüleceği günde beni, anne – babamı ve mü’minleri bağışla!”
–
MUSTAFA ÇEVİK
35-41 Vaktiyle İbrahim Allah’a şöyle dua etmişti: “Rabbim bu beldeyi emin, güvenilir bir yer kıl, beni ve soyumdan olanları da Senden başkasını ilah edinmekten muhafaza et. Rabbim, bu müşrikler ve onların ilah edinip de putlaştırdıkları kimseler, cahil, aklını kullanmayan birçok insanın da müşrik ve kâfir olmasına sebep olmuşlardır. Rabbim; her kim bana uyarsa o bendendir ve Senin doğru olan yolundadır. Her kim de davetinden yüz çevirirse, o kimsenin işi de Sana kalmıştır. Sen yanlışından tevbe edip doğruya yönelenlere karşı merhametli ve bağışlayıcısın. Rabbim ben ailemden bazılarını ekip biçmeye elverişli olmayan kıraç bir vadiye, Senin mukaddes beytinin yakınında bir yere yerleştirdim ki; namazlarını kılıp, Sana dua etsinler ve Sana güvenip sığınsınlar, merhametine, şefkatine nail olsunlar! Rabbim! Bir kısım insanın gönüllerini de onlara meylettir ve onlara rızıklar bahşet, şükredenlerden olmayı nasip et.” diyerek duasına şöyle devam etti: Ey Rabbimiz! “Sen bizim içimizi, dışımızı, gizli açık her şeyimizi bilirsin. Yerde ve gökte olan hiçbir şey senden gizlenemez, övülmeye layık olan da yalnız Sensin! Rabbim sana hamdolsun, bana ihtiyarlık çağımda İsmail ve İshak’ı bağışladın. Şüphesiz Sen, duaları işitensin. Rabbim beni ve soyumu namazı titizlikle kılan kullarından eyle! Rabbim, ibadetlerimle duamı da kabul et. Rabbim Hesap Günü’nde beni, anamı, babamı ve bütün mü’minleri rahmet ve merhametinle bağışla.”
MEAL AÇIKLAMASI
42-43
MEAL
42. Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma. Ancak onları gözlerin donup kalacağı bir güne ertelemektedir.
43. (O gün) başlarını dikerek koşarlar. Gözleri hiç kendilerine doğru dönmez. Kalpleri ise bomboştur.
MUSTAFA ÇEVİK
42-43 Sakın Allah’ı müşrik ve kâfirlerin yapıp ettiklerinden habersiz sanmayın. Allah onların hak ettikleri cezalarını, korkudan gözlerinin âdeta yuvasından fırlayacakmış gibi dehşetle bakıp kalacağı güne bırakır. İşte O Gün onlar mahşer yerinin dehşetinden panik içinde bir kurtuluş çaresi ararcasına başlarını göğe dikmiş, gözleri yuvasında dona kalmış, kendilerinden geçmiş ve kalpleri bomboş bir halde oradan oraya koşuşup dururlar.
MEAL AÇIKLAMASI
44-46
MEAL
44. İnsanları kendilerine azabın geleceği günle korkut. Öyle ki zulmedenler: “Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, çağrına icabet edelim ve peygamberlere uyalım” derler. “Daha önce sizin için bir zeval (yokluk) olmadığına dair yemin etmemiş miydiniz?
45. Kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturmuştunuz, onlara neler yaptığımız size belli olmuştu ve sizin için örnekler vermiştik!
46. Onlar tuzaklarını kurdular. Oysa onların tuzakları Allah katındadır. İsterse onların tuzakları dağları yerinden oynatacak olsun.
MUSTAFA ÇEVİK
44-46 Ey Peygamber! İnsanları böyle şiddetli bir azapla karşı karşıya gelmeden uyar. O Gün gelip çattığında uyarıları umursamayıp, Allah’ın davetinden yüz çevirmiş olanlar şöyle diyecekler: “Ey Rabbimiz! Bize biraz daha mühlet verip dünyaya döndür de, peygamberlerle davet ettiğin hayat nizamını yaşayanlardan olalım.” Allah da onlara şöyle diyecek: “Öldükten sonra diriltilip, yapıp ettiklerinizden hesap sorulacağı bildirildiği halde, inanmayanlar sizler değil miydiniz? Ölümden sonra yeniden diriltilmeyeceğinize dair başkalarını da inandırmak için yeminler ediyordunuz. Üstelik sizler Allah’a şirk koşup, daveti reddetmeleri sebebi ile helak edilmiş olan, kavimlerin yurtları üzerinde yaşıyor ve onların başlarına gelenlerden de haberdar edilmiştiniz. Sizden önce helak edilen o zalimler de kendilerini, Allah’ın razı olacağı hayat nizamını yaşamaya davet eden peygamberlerine her türlü tuzağı kurup, eziyetlere maruz bırakıp, onları reddetmişlerdi. Allah da onların dağları yerinden oynatacak kadar güçlü sandıkları tuzaklarını boşa çıkardı.”
MEAL AÇIKLAMASI
47
MEAL
47. Sakın Allah’ın peygamberlerine olan sözünden döneceğini sanma. Şüphesiz Allah yücedir, intikam alıcıdır.
MUSTAFA ÇEVİK
47 Sen sakın Allah’ın peygamberlerine ve mü’minlere yardım vaadinden döneceğini zannetme Allah’ı vaadinden döndürecek yoktur. O, üstün kudret sahibidir ve hak edenin hak ettiğini mutlaka veren, müşrik, kafir ve zalimlerden intikam alıcıdır.
MEAL AÇIKLAMASI
48-51
MEAL
48. O günde ki yer başka bir yere gökler de (başka göklere) dönüştürülür ve tek ve mutlak üstünlük sahibi (kahhar) Allah’ın huzuruna çıkarlar.
49. O günde suçluların bukağılara vurulmuş halde (birbirlerine) yaklaştırılmış olduklarını görürsün.
50. Gömlekleri katrandandır. Yüzlerini de ateş bürür.
51. (Bu) Allah’ın her cana kazandığının karşılığını vermesi içindir. Şüphesiz Allah hesabı çabuk görendir.
MUSTAFA ÇEVİK
48-51 Günü gelince üzerinde yaşadığınız yer başka bir yerle, gökler de başka göklerle yer değiştirilecek ve her şey alt üst olacak, bütün insanlar yeniden diriltilip tek ve gerçek hükümdar olan Allah’ın huzurunda toplanacaklar. İşte O Gün Kur’an ile yapılan davetten yüz çevirmiş kimseler olarak huzura getirilenlerin zincirlere vurulmuş, katrandan elbiseler giydirilmiş olduklarını ve yüzlerine de ateş püskürtülmekte olduğunu göreceksin. Hesap Günü her insan Allah’ın davetine karşı tutumunun karşılığını görecektir. Allah hesabı çabuk görendir.
MEAL AÇIKLAMASI
52
MEAL
52. Bu insanlara, bununla uyarılmaları, O’nun tek ilah olduğunu bilmeleri ve akıl sahiplerinin öğüt almaları için bir tebliğdir.
MUSTAFA ÇEVİK
52 Bu Kur’an insanlar için bir öğüt, Allah’tan başka gerçek ilâh olmadığını bildiren uyarı kitabıdır. Yaratılışının sebebini bilmek ve ona uygun yaşamak isteyen gerçek akıl sahipleri için de rehberdir.
MEAL AÇIKLAMASI