Sure Hakkında
Ayet Sayısı
8
Mushaf (Kuran) Sırası
94
Nuzül (İniş) Yeri
Mekke
Nüzül (İniş) Sırası
12
Sure Hakkında Bilgi
94
İNŞİRAH SURESİ
GİRİŞ
Adı: Birinci ayetteki “inşirah” kelimesi sureye isim olmuştur.
Nüzul zamanı: Konusu Duha suresine o kadar benzemektedir ki, bu iki surenin hemen
hemen aynı dönem ve şartlarda nazil olduğu anlaşılmaktadır. Abdullah b. Abbas şöyle
demiştir: “Bu sure Mekke’de Duha’dan sonra nazil olmuştur.”
Konu: Bu surenin maksadı, Rasulullah’a (s.a) teselli vermektir. Nübüvvetten önce Rasulullah
bu gibi şartlarla karşı karşıya gelmişti. Nübüvvet’ten sonra İslami davet başladığında onun
hayatında birdenbire büyük bir inkilâb oldu. Daha önce böyle bir şeyi tahmin edemezdi.
O’na saygı duyan bütün toplum, İslam daveti başladıktan sonra birdenbire düşman
kesilivermişti; önceden kendilerinin gözbebeği olduğu akrabaları, dostları, kabilesi,
komşuları şimdi Rasulullah’a küfretmekteydiler. Mekke’de hiç kimse onun söylediklerine
kulak vermek istemiyordu. Yoldan geçerken ona laf atıyorlardı. Ona her adımda zorluk
çıkarıyorlardı. Ancak Rasulullah yavaş yavaş bütün bunlara alıştığı gibi, hayatta daha kötü
şartlara karşı koymayı da adet edinmişti. Bunlar, başlangıçta onun için çok zordu. Bu
nedenle Rasulullah’a teselli vermek için önce Duha suresi, sonra da bu sure indirilmiştir.
Burada Allah (c.c.) önce şöyle buyurmuştur: Biz size üç nimet verdik. Bunlar varken
üzülmen gerekmez… Birisi “Şerh-i Sadr” nimetidir.
İkincisi, “belini büken yükten kurtarılman”dır. Üçüncüsü “isminin yücelmesi”dir. Bu
nimetlerden fazlası bir yana, bu kadarı bile başka hiç kimseye verilmemiştir. İlerideki
dipnotlarla bu nimetlerden ne kastedildiğini ve ne gibi nimetler olduklarını açıklayacağız.
Bundan sonra Rabbı olan Allah, kulu ve Rasulü’ne şöyle buyurmuştur: Emin olun bu zor
dönem çok uzun değildir. Bu zorluktan sonra ferahlık da pek uzak değildir. Duha suresinde
aynı nokta şöyle ifade edilmiştir: “Sonraki her devir senin için öncekinden daha iyi
olacaktır. Rabbin çok geçmeden o kadar verecek ki sen memnun kalacaksın.”
Sonunda Rasulullah’a hidayet verilerek şöyle buyurulmuştur: Bu zorluğa karşı koyabilmek
ve kuvvet kazanabilmek için, meşguliyetten sonra herşeyden el çekerek ve Rabbi’ne
yönelerek ibadet etmelisin. Aynı konu Müzzemmil suresi 1-9 ayetlerde daha ayrıntılı
olarak Rasulullah’a bildirilmiştir.
1-3
1. Ey resulüm! Yalnız değilsin senin yaşadığın sıkıntıları biliyoruz. Sen içinde yaşadığın toplumun şirk ve küfür batağından nasıl çıkacağını bilmez halde şaşırıp bunalmıştın. İlk günden beri inen ayetlerle, Vahyin manevi ağırlığına takat getirebilesin diye, ruhunu okşayan tatlı bir güven duygusu, ve cesaret bahşederek Biz senin iyiliğin için göğsünü İslâm'a, ilme sabra tahammüle açmadık mı? Gönlünü hikmet ve huzurla doldurmadık mı, ferahlatmadık mı? Hatırla o anı! Sen çok fazla bunalmıştın! İçinde yaşadığın toplumun, sorunlarına karşı çözümsüzlükler seni üzüyordu. Her gün gördüğün haksızlıklar, çelişkiler, zulümler seni bunaltıyordu. Toplumdan uzaklaşarak yalnızlığa çekildiğin yerde düşüncelere boğulmuş, çaresizlikler içinde çare arıyordun. Öyle bir zamanda seni sıkıntılarından kurtarmadık mı? Her şeyin doğrusunu göstermedik mi? Kalbini ayetlerimizle tertemiz yıkamadık mı?
2. Bu ağır yükün altından nasıl kalkarım?” diye derin derin düşünüyordun. Senin sıkıntıdan yüreğin kan ağlarken, ayetlerimizle göğsündeki düğümü açıp cevabını bulamadığın sorularını cevaplandırarak sırtındaki ağır yükü kaldırıp atmadık mı? Görevini kolaylaştırmadık mı? Tek başına bütün sorumlulukları yüklenemezsin demedik mi?
3. Sen içinde yaşadığın toplumun şirk ve küfür batağından nasıl çıkacağını bilmez halde şaşırıp bunalmıştın. Ki o tek başına asla altından kalkamayacağın kâinatın ve insanın nasıl ve niçin yaratıldığının cevabını arayıp bulamadığın o ağır yük ve görev kaygısı, senin belini bükmüştü. Seni ezen yükü almadık mı? Elbette her zorluğun yanında kolaylık vardır. Sana kolay olanı tavsiye etmedik mi?
4. Yerde ve göklerde saygınlığa ulaştırılmak suretiyle, tüm insanlığa örnek olacak tertemiz bir ahlâkla senin şanını, şeref ve itibarını yükseltmedik mi? Rabbinin adından sonra anılır hale getirerek adını dillere destan etmedik mi. İnsanın yaratılış sebebinin Allah’ın davetine uygun yaşamak olduğu bilgisine seni ulaştırıp, hayatına anlam ve değer katıp güçlendirmedik mi? Öyleyse, bütün sıkıntıları, bütün zahmetleri silip süpüren bunca ihsan ve lütuf karşısında zahmetin, sıkıntının, yorgunluğun lâfı mı olur?
5. Muhakkak ki zorlukla kolaylık iç içedir ve her zorluk, o zorluğu aşacak gücü kendi içinde barındırmaktadır. Yani zorlukla beraber ona dayanıp ve aşacak, büyük bir kolaylık da vardır. Dava insanı olmak hiç de kolay değildir. Bu uğurda İnsanın önüne bir güçlük koymuşsak, mutlaka bir kolaylıkta koymuşuzdur.
6. Evet Unutma her zorlukla beraber, her zahmetin ardından bir rahmet, her emeğin arkasından gelen bir ödül bir kolaylık da vardır. İşte bunun içindir ki, ey Muhammed, omzundaki yük ağırlaştıkça ve sorumluluğun büyüdükçe, senin tahammül gücünü yükselterek, zorlukları kolayca aşmanı sağlayacağız. Gerçekten iyi düşün. Doğru olana ulaşmak isteyen, bunun için çaba gösteren, zorluklara direnip sebat eden kimseye, Allah zorlukların ardından yardımı ile kolaylıklar ihsan eder. Bu yasanın gereğini yapar; Mekke zorluğunu aşar, ödenmesi gereken bedelleri öderseniz, ardından Medine gibi değeri ölçülmez bir şerefin sahibi olursun. Şimdi sen Rabbinden gelen emir üzerine kendini temizle! Ayetlerimle bilgini bilincini artır. İnsanlara Rabbinin yolunu anlat! İşine gelmeyenler sana zorluk çıkaracak. Sen azimli, kararlı, mücadeleci ol. İnsanların dediklerine aldırma!
7. O halde hedefi büyüt! Hedefe giden yolda boş kaldığın zaman tebliğ ve toplumu terbiye gibi mecburi işlerinden sıyrıldığın an, durma ibadet ve dua ile yorul, bir işi bitirince diğerine koyul. Din ve dünya ile ilgili işlerinin, ibadetlerinin birini bitirdiğin zaman, hemen ötekine başla! İş bitti diye rahata düşüp kalma; bir görevi bitirir bitirmez, biraz dinlendikten sonra bir başkasına yönel! İşte ancak bu şekilde zorluklar kolaylığa, sıkıntılar rahmete dönüşür. Önündeki işleri sıraya koy. Kendini programla! Programsız iş yapma! Neler yapacağını kararlaştır. Sakın biri bitmeden diğerine başlama! O zaman her şeyi birbirine karıştırırsın. İşleri hemen yapacağım diye acele edersen, biri bitmeden diğer işlere başlarsan, her şeyi birbirine karışır. O zaman zorluklardan zorluklara girersin.
8. Ve sadece Rabbinden iste, bu kutlu yolculuğunda dizlerine derman, gözlerine canlılık gelmesi için, kalbini imanla, aklını hikmetle, ruhunu yüce amaçlarla donatması için tüm kalbinle Her zaman, her yerde ve yalnızca Rabbine giden yola sarıl, dua ve niyaza yönelerek yalvar. O'na yaklaş ve rağbet et. Ki dünyada izzet ve devlete, ahiret yurdunda ise cennete ancak böyle ulaşılacaktır. Her yönelişinde Rabbini yanında bulacaksın! Böyle yaptığında zorlukların sana kolaylaştığını göreceksin. İmanın en büyük imkân olduğunu anladığında, önündeki zorlukların sayısının da bir bir azaldığına şahit olacaksın.
1-3
MEAL
1. Biz senin göğsünü açmadık mı?
2. Üzerinden yükünü atmadık mı?
3. Ki o senin belini bükmüştü.
MUSTAFA ÇEVİK
1-3 Ey Peygamber! Sen içinde yaşadığın toplumun şirk ve küfür batağından nasıl çıkacağını bilmez halde şaşırıp bunalmış, göğsün daralmışken kâinatın ve insanın nasıl ve niçin yaratıldığının cevabını arayıp bulamamanın ağır yükü altında belin çatırdayıp bükülmüşken, Biz âyetlerimizle göğsündeki düğümü açıp seni ferahlattık, cevabını bulamadığın sorularını cevaplandırıp, yükünden kurtardık.
MEAL AÇIKLAMASI
1. Ey resulüm! Yalnız değilsin senin yaşadığın sıkıntıları biliyoruz. Sen içinde yaşadığın toplumun şirk ve küfür batağından nasıl çıkacağını bilmez halde şaşırıp bunalmıştın. İlk günden beri inen ayetlerle, Vahyin manevi ağırlığına takat getirebilesin diye, ruhunu okşayan tatlı bir güven duygusu, ve cesaret bahşederek Biz senin iyiliğin için göğsünü İslâm’a, ilme sabra tahammüle açmadık mı? Gönlünü hikmet ve huzurla doldurmadık mı, ferahlatmadık mı? Hatırla o anı! Sen çok fazla bunalmıştın! İçinde yaşadığın toplumun, sorunlarına karşı çözümsüzlükler seni üzüyordu. Her gün gördüğün haksızlıklar, çelişkiler, zulümler seni bunaltıyordu. Toplumdan uzaklaşarak yalnızlığa çekildiğin yerde düşüncelere boğulmuş, çaresizlikler içinde çare arıyordun. Öyle bir zamanda seni sıkıntılarından kurtarmadık mı? Her şeyin doğrusunu göstermedik mi? Kalbini ayetlerimizle tertemiz yıkamadık mı?
2. Bu ağır yükün altından nasıl kalkarım?” diye derin derin düşünüyordun. Senin sıkıntıdan yüreğin kan ağlarken, ayetlerimizle göğsündeki düğümü açıp cevabını bulamadığın sorularını cevaplandırarak sırtındaki ağır yükü kaldırıp atmadık mı? Görevini kolaylaştırmadık mı? Tek başına bütün sorumlulukları yüklenemezsin demedik mi?
3. Sen içinde yaşadığın toplumun şirk ve küfür batağından nasıl çıkacağını bilmez halde şaşırıp bunalmıştın. Ki o tek başına asla altından kalkamayacağın kâinatın ve insanın nasıl ve niçin yaratıldığının cevabını arayıp bulamadığın o ağır yük ve görev kaygısı, senin belini bükmüştü. Seni ezen yükü almadık mı? Elbette her zorluğun yanında kolaylık vardır. Sana kolay olanı tavsiye etmedik mi?
4
MEAL
4. Senin şanını yükseltmedik mi?
MUSTAFA ÇEVİK
4 İnsanın yaratılış sebebinin Allah’ın davetine uygun yaşamak olduğu bilgisine seni ulaştırıp, hayatına anlam ve değer katıp güçlendirdik.
MEAL AÇIKLAMASI
4. Yerde ve göklerde saygınlığa ulaştırılmak suretiyle, tüm insanlığa örnek olacak tertemiz bir ahlâkla senin şanını, şeref ve itibarını yükseltmedik mi? Rabbinin adından sonra anılır hale getirerek adını dillere destan etmedik mi. İnsanın yaratılış sebebinin Allah’ın davetine uygun yaşamak olduğu bilgisine seni ulaştırıp, hayatına anlam ve değer katıp güçlendirmedik mi?Öyleyse, bütün sıkıntıları, bütün zahmetleri silip süpüren bunca ihsan ve lütuf karşısında zahmetin, sıkıntının, yorgunluğun lâfı mı olur?
5-8
MEAL
5. Muhakkak ki zorlukla beraber bir kolaylık da vardır.
6. Evet zorlukla beraber bir kolaylık da vardır.
7. O halde boş kaldığın zaman (ibadet ve dua ile) yorul.
8. Ve yalnız Rabbine rağbet et.
MUSTAFA ÇEVİK
5-8 Doğru olana ulaşmak isteyen, bunun için çaba gösteren, zorluklara direnip sebat eden kimseye, Allah zorlukların ardından yardımı ile kolaylıklar ihsan eder. Bir işi bitirince hemen başka bir işe sarıl.
MEAL AÇIKLAMASI
5. Muhakkak ki zorlukla kolaylık iç içedir ve her zorluk, o zorluğu aşacak gücü kendi içinde barındırmaktadır. Yani zorlukla beraber ona dayanıp ve aşacak, büyük bir kolaylık da vardır. Dava insanı olmak hiç de kolay değildir. Bu uğurda İnsanın önüne bir güçlük koymuşsak, mutlaka bir kolaylıkta koymuşuzdur.
6. Evet Unutma her zorlukla beraber, her zahmetin ardından bir rahmet, her emeğin arkasından gelen bir ödül bir kolaylık da vardır. İşte bunun içindir ki, ey Muhammed, omzundaki yük ağırlaştıkça ve sorumluluğun büyüdükçe, senin tahammül gücünü yükselterek, zorlukları kolayca aşmanı sağlayacağız. Gerçekten iyi düşün. Doğru olana ulaşmak isteyen, bunun için çaba gösteren, zorluklara direnip sebat eden kimseye, Allah zorlukların ardından yardımı ile kolaylıklar ihsan eder. Bu yasanın gereğini yapar; Mekke zorluğunu aşar, ödenmesi gereken bedelleri öderseniz, ardından Medine gibi değeri ölçülmez bir şerefin sahibi olursun. Şimdi sen Rabbinden gelen emir üzerine kendini temizle! Ayetlerimle bilgini bilincini artır. İnsanlara Rabbinin yolunu anlat! İşine gelmeyenler sana zorluk çıkaracak. Sen azimli, kararlı, mücadeleci ol. İnsanların dediklerine aldırma!
7. O halde hedefi büyüt! Hedefe giden yolda boş kaldığın zaman tebliğ ve toplumu terbiye gibi mecburi işlerinden sıyrıldığın an, durma ibadet ve dua ile yorul, bir işi bitirince diğerine koyul. Din ve dünya ile ilgili işlerinin, ibadetlerinin birini bitirdiğin zaman, hemen ötekine başla! İş bitti diye rahata düşüp kalma; bir görevi bitirir bitirmez, biraz dinlendikten sonra bir başkasına yönel! İşte ancak bu şekilde zorluklar kolaylığa, sıkıntılar rahmete dönüşür. Önündeki işleri sıraya koy. Kendini programla! Programsız iş yapma! Neler yapacağını kararlaştır. Sakın biri bitmeden diğerine başlama! O zaman her şeyi birbirine karıştırırsın. İşleri hemen yapacağım diye acele edersen, biri bitmeden diğer işlere başlarsan, her şeyi birbirine karışır. O zaman zorluklardan zorluklara girersin.
8. Ve sadece Rabbinden iste, bu kutlu yolculuğunda dizlerine derman, gözlerine canlılık gelmesi için, kalbini imanla, aklını hikmetle, ruhunu yüce amaçlarla donatması için tüm kalbinle Her zaman, her yerde ve yalnızca Rabbine giden yola sarıl,dua ve niyaza yönelerek yalvar. O’na yaklaş ve rağbet et. Ki dünyada izzet ve devlete, ahiret yurdunda ise cennete ancak böyle ulaşılacaktır. Her yönelişinde Rabbini yanında bulacaksın! Böyle yaptığında zorlukların sana kolaylaştığını göreceksin. İmanın en büyük imkân olduğunu anladığında, önündeki zorlukların sayısının da bir bir azaldığına şahit olacaksın.