Sure Hakkında
Ayet Sayısı
34
Mushaf (Kuran) Sırası
31
Nuzül (İniş)Yeri
Mekke
Nüzül (İniş) Sırası
57
Sure Hakkında Bilgi
Adı: Bu sure 12-19. ayetlerinde, oğluna verdiği tavsiyeleri zikredilen Lokman el-Hakîm vesilesiyle bu adı almıştır.
Nüzul Zamanı: Konu dikkatle incelendiğinde görülür ki, bu sure, İslâm’a daveti önlemek ve bastırmak için zulmün başladığı ve bu amaçla her türlü entrikanın devreye sokulduğu ancak şiddetin zirvesine ulaşmadığı bir dönemde inzal edilmiştir. Genç mühtedilere, her ne kadar anne-baba hakkı Allah’a itaatten hemen sonra geliyorsa da, eğer onlar kendilerini İslâm’ı kabulden menedip, şirk ve putperestliğe avdet etmeleri için zorluyorlarsa onları dinlememeleri gereğinin anlatıldığı 14-15. ayetlerle bu durum ihsas ettirilmektedir. Aynı şeyin Ankebut Suresi’nde de zikredilmesi bu iki surenin aynı dönemde inzal edilmiş olduğunu gösteriyor. Ancak iki sure üslup ve konusu bütünüyle araştırıldığında Lokman Suresi’nin daha önce indirilmiş olduğu görülür. Çünkü bu surenin arka planında “şiddet” belirtilen herhangi bir işaret görülmezken Ankebut Suresi, vahyedildiği dönemde müslümanlara açıkça zulmedildiğini, şiddet gösterildiğini iyice ihsas ettirebilmektedir.
Konu: Bu surede şirkin anlamsızlık ve saçmalığı, tevhid’in aklîlik ve gerçekliği anlatılmakta; insanlar körükörüne atalarını taklitten vazgeçmeye, Hz. Muhammed’in (s.a) alemlerin Rabbinden gelen talimatını salim kafayla düşünme ve âfak enfüste bulunan ve mesajın hakikatına delâlet eden apaçık ayetlere dikkatle bakmaya davet edilmektedir.
Bu çerçevede bir başka şeye daha işaret edilmektedir: Bu, dünyada yahut Arap ülkesinde ilk kez sunulmuş olan ve insanların ilk kez duyduğu yeni bir öğreti değildir. Geçmiş asırların bilgili ve hakim kimseleri Hz. Muhammed’in (s.a.) öğrettiği bu şeyin aynısını söylediler, öğrettiler. Yani, “Ey insanlar kendi ülkenizde Lokman Hakîm isminde bir adam yaşadı. Onun hikmeti tarafınızdan gayet iyi bilinmekte, vecize ve hikmetli sözleri günlük konuşmalarınızda zikredilmekte, şair ve hatipleriniz tarafından sık sık iktibas edilmektedir.
1-5
MEAL
1. Elif. Lam. Mim.
2. Bunlar hikmetli Kitab’ın ayetleridir.
3. İyilik edenler için bir hidayet ve rahmettir.
4. Onlar namazı kılar, zekatı verirler ve onlar ahirete kesin olarak inanırlar.
5. İşte onlar Rab’lerinin göstermiş olduğu hidayet yolu üzerindedirler ve kurtuluşa erecek olanlar da onlardır.
MUSTAFA ÇEVİK
1-5 Elif. Lam. Mim. Allah mutlak doğrular ve ilahi hükümler (yasalar) içeren âyetlerini, konuşup anlaştığınız, yazıştığınız dilinizin harflerinden oluşan kelimelerle indirmektedir. İşte bu âyetlerden meydana gelen hikmetli Kur’an, yaratılış sebeplerini bilmek, ona uygun hayatı yaşamak isteyenler için bir hidayet ve rahmet kaynağıdır. Bu kimseler, Allah’ın kendilerini her an görmekte olduğunun bilinci ile yaşarken, namazlarını kılar, Allah’ın rızasını kazanmak için infak ederler ve âhirete de yürekten inanırlar. Bunlar Rablerinin Kur’an ile rehberlik ettiği yolda olanlardır, sonunda mükâfata kavuşturulup mutluluğa erecek olanlar da bunlardır.
MEAL AÇIKLAMASI
1. Elif. Lam. Mim. Dinle bak, ey insan! Rabb’inden sana bir mesaj geldi. Bütün dikkatinizi buraya verin! Allah mutlak doğrular ve ilahi yasalar içeren âyetlerini, konuşup anlaştığınız, yazıştığınız dilinizin harflerinden oluşan kelimelerle indirmektedir
2. İşte bu âyetler hikmet ve güzel öğütlerle dolu ve en mükemmel hükümler içeren, her şeyin de aslını anlatan Kitab’ın ayetleridir.
3. İşte bu hikmetli Kur’an, yaratılış sebeplerini bilip, ona uygun yaşamak isteyen ve kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışıp güzel amel işleyenlere doğru yolu gösteren bir hidayet ve rahmet kaynağı olmak üzere indirilmiştir.
4. O iyi davranışta bulunanlar Allah’ın kendilerini bir an değil her an görmekte olduğunun bilinci ile yaşarken Müslümanlığın vazgeçilmez şartı olan namazlarını aksatmadan vaktinde ve dosdoğru kılarlar. Allah’ın rızasını kazanmak için karşılıksız yardımda bulunur ve ihtiyaçtan fazlasını infak ederek cimrilik gibi duygulardan arınırlar ve zekâtı da tastamam verirler. Onlar ahirete de şüphe etmeyip görmüş gibi yürekten ve kesin olarak inanırlar.
5. İşte onlar doğru yolda olmanın gereklerini yerine getirdikleri için imanlarının neticesi olarak Rab’lerinin Kur’an ve peygamberle göstermiş olduğu doğru yol üzerindedirler. Sonunda umduklarına kavuşacak ve kurtuluşa erecek olanların tâ kendileri de bunlardır.
6-7
MEAL
6. İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisizce Allah’ın yolundan saptırmak ve onu alaya almak için boş eğlence sözleri satın almaktadır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
7. Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki onları duymamış, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklenerek arkasını döner. Onu acıklı bir azapla müjdele.
MUSTAFA ÇEVİK
6-7 İnsanlar içinde öyleleri de vardır ki başkalarını da doğru yoldan saptırmak için, onları sözün boş, anlamsız ve değersiz olanı ile eğlendirip, zamanlarını tüketir, Kur’an’ın âyetlerini alay konusu edinip, asıl amaçlarından kopararak zihinleri bulandırırlar. Böyleleri sonunda alçaltıcı, çetin bir azaba çarptırılacaklardır. Onlara âyetlerimiz okunup tebliğ edildiğinde, sanki kulaklarında duymalarına engel olan bir tıkanıklık, bir ağırlık varmış gibi duymazdan gelip küstahça başlarını başka yöne çevirirler. Sen onlara acıklı bir azabı müjdele.
MEAL AÇIKLAMASI
6. İnsanlar içinde öyleleri vardır ki, bilgisizce hiçbir delile dayanmaksızın başkalarını da Allah’ın doğru yolundan saptırmak ve Kur’an’ın âyetlerini ve ibadetleri alaya almak için ilahi mesajlar üzerinden kelime oyunu oynamaya kalkışırlar ve kelime oyunu yaparak gerçekleri boş sözlerle değişirler. Anlamsız ve değersiz eğlenceli söz ve hikâyeleri paralarını boşa harcayarak müşteri olup satın alırlar. Kur’an’ın âyetlerini alay konusu edinip, asıl amaçlarından kopararak halkı oyalayıp zihinleri de bulandırırlar. Bununla da kalmaz, fark ettirmeden her türlü kitle iletişim aracını kullanıp, o sözlere sarılırlar. Gerçeklerden alıkoyan, inancı yok etmeye çalışan, zaman öldüren, zararlı arzular uyandıran sözler, yazılar, konuşmalar, sesli ya da görüntülü yayınları alırlar, satarlar, insanları bunlarla oyalarlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir çetin azap vardır.
7. Onlara ve boş sözler söyleyen diğer inkârcılara ayetlerimiz okunduğunda hiç oralı olmazlar. Sanki onları duymamış, sanki kulaklarında duymalarına engel olan bir tıkanıklık, bir ağırlık varmış gibi duymazdan gelip büyüklenerek küstahça yüz çevirirler. Ey Resûlüm! Sen onlara çok acıklı bir azabı müjdele.
8-9
MEAL
8. İman edip salih ameller işleyenler için ise nimetlerle dolu cennetler vardır.
9. Orada sonsuza kadar kalacaklardır. (Bu) Allah’ın hak olan vaadidir. O güçlüdür, hikmet sahibidir.
MUSTAFA ÇEVİK
8-9 Allah adına davet edildikleri hayat nizamına iman edip, onu yaşamak ve yaşatmak için ellerinden gelen gayreti sarf edenleri ise mutluluk yurdu cennetle müjdele. Onlar Allah’ın vaadinin gereği orada daimî olarak kalacaklardır. Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşir çünkü O, üstün kudret sahibi ve adil olandır.
MEAL AÇIKLAMASI
8. Buna karşılık Allah adına davet edildikleri hayat nizamına yürekten iman edip yasalarımıza uygun yaşamak ve yaşatmak için ellerinden gelen gayreti sarf eden ve bu imana yaraşır salih ameller işleyenler için ise nimetlerle dolu cennetlerde mutluluk bahçeleri vardır.
9. Onlar orada sonsuza kadar sürekli kalacaklardır. Bu Allah’ın gerçekleşmesi kesin ve hak olan şaşmaz vaadidir ve mutlaka gerçekleşir. Hiç kimse O’nun vaadine mâni’ olamaz. O mutlak güçlü, en iyi yasa koyan hüküm ve hikmet sahibidir. Kararları doğru adil olandır.
10-11
MEAL
10. O, gökleri gördüğünüz üzere bir direk olmadan yarattı, sizi sarsar diye yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi ve orada her canlıdan yaydı. Gökten de su indirip onunla her güzel çiftten bitirdik.
11. İşte bu Allah’ın yaratmasıdır. O’ndan başkasının ne yarattığını bana gösterin bakalım! Hayır. Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.
MUSTAFA ÇEVİK
10-11 Allah, altında yaşadığınız gökleri direksiz, dayanaksız yaratmakla birlikte, yeryüzüne de sizi sarsmasın diye dağları yerleştirdi ve orayı her türlü canlının üreyip çoğalması için uygun hale getirdi, gökten yağmuru indirip onunla her türlü canlıya hayat bahşetti. Allah bütün bunları ilmi ve kudretiyle yaratıp, nizamlarını kurup, hizmetinize sunmuşken, Allah’ı bırakıp da hiçbir şey yaratamayan ve kendileri de yaratılmış olanları Rab ve ilahlar edinenlerden daha nankör ve küstah kim olabilir?
MEAL AÇIKLAMASI
10. Allah, gördüğünüz gibi altında yaşadığınız gökleri ve orada bulunan milyarlarca gökcismini, boşlukta ve dengede duracak ve birbirlerine çarpmayacak bir şekilde direksiz dayanaksız yarattı. Yeryüzünü de sizi sarsmasın diye kazık vazifesi gören sabit ve yüksek dağlarla donattı. Her çeşit canlının üreyip çoğalmasını ve yeryüzüne yayılmasını sağladı. Gökten de o canlıların ihtiyaçlarını karşılamak için yağmuru indirip onunla her türlü canlıya hayat bahşedip nice faydalı güzel bitkileri erkekli dişili çiftler hâlinde yarattı. Her yarattığına bir yasa koydu! Yaratılan her varlık kendi yasasıyla varlığını sürdürüyor. Rabbinizin yasasında bir değişik bulamazsınız.
11. İşte bütün bunlar Allah’ın ilmi ve kudretiyle yarattıkları ve hizmetinize sundukları varlıklardır. Allah’ı bırakıp da hiçbir şey yaratamayan ve kendileri de yaratılmış olanları Rab ve ilahlar edinenlerden daha nankör ve küstah kim olabilir? Ey müşrikler. O’ndan başka hükmüne boyun eğdikleri sözde ilâhlar ve kulluk ettikleri diğer varlıklar ne yaratabilmiş haydi bana gösterin bakalım! Hayır gösteremezler. Çünkü kendileri yaratılmışlardır. Aslında her insan, bu hakikati bilip anlamaya hazır yaratılmıştır. Doğrusu O’na şirk koşan, O’nu inkâr eden zalimler bile bile hakkı inkâr ederler. Ve bu yüzden de apaçık bir sapıklık içindedirler.
12
MUSTAFA ÇEVİK
12 Biz Lokman’a keskin bir kavrayış, isabetli karar verebilme ve ilim bahşettik. Ona bahşettiğimiz nimetlerden dolayı da Rabbine daima şükretmesini bildirdik. Her kim Rabbinin bahşettiği nimetlerine şükretmez de nankörlük ederse, iyi bilsin ki Allah hiç kimseye muhtaç değildir. Şükredilmeye ve övgüye layık olan yalnızca Allah’tır.
MEAL AÇIKLAMASI
12. Andolsun biz salih ve bilge bir kul olan Lokman’a Allah’ın bildirdiklerine uygun davranabilmesi için keskin bir kavrayış, isabetli karar verebilme ve derin bir ilim yeteneği olan hikmeti öğrettik. Ona bahşettiğimiz nimetlerden dolayı da “Allah’a şükret, ona karşı görevlerini yerine getir diye bildirdik. Kim Allah’ın nimetlerine şükrederse ancak kendi iyiliği için şükreder. Çünkü faydası ona aittir. O şükür, nimetin devamını ve artmasını sağlar. Kim de isyan ve itaatsizlik yoluyla Rabbinin bahşettiği nimetlere nankörlük ederse iyi bilsin ki, zararı yalnızca kendinedir. Çünkü Allah hiçbir kimseye ve hiçbir kimsenin şükrüne kesinlikle muhtaç değildir. Asıl buna muhtaç olan insanın kendisidir. Her zengine o zenginliğini veren, gerçek anlamda şükredilmeye ve her türlü övgüye layık olan yalnızca Allah’dır. İnsan Rabbine şükrederek kendini Rabbinin katında yüceltir. Allah şükredenlerin mükâfatını daha güzeliyle verir.
13
MUSTAFA ÇEVİK
13 Lokman oğluna şöyle öğüt vermişti: “Yavrucuğum, sakın Allah’a ortak koşup da O’nunla birlikte başka ilahlar edinme, çünkü bu şirktir ve şirk de büyük bir zulümdür.”
MEAL AÇIKLAMASI
13. Hani bir zamanlarLokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: Sevgili yavrucuğum! Allah’ın yanı sıra hiçbir güç sahibini ve hiçbir varlığı ilahî sıfatlar yakıştırarak ve Allah’tan başka varlıkların koyduğu yasalara uyarak, sakın Allah’a ortak koşma. O’ndan başka hiçbir varlığa, kim olursa olsun asla kayıtsız şartsız itaat etme! Doğrusu Allah’tan başka varlıkları yasa koyucu olarak görmek, onların da insanlara yasa yapma hakkı vardır demek, Allah’ın hükmüne onları ortak etmektir. Allah’tan başka insanlar üzerine yasa koyma hakkı kimsede yoktur. Şüphesiz bu şirktir ve verileni verene ortak koşmak olan şirk de çok büyük zulümdür ve kendine yazık etmenin en büyüğüdür.
14
MUSTAFA ÇEVİK
14 Biz insana anne ve babasına iyi davranmasını emrettik, annesi onu birçok zorluk ve sıkıntılara katlanarak karnında taşıdı. Nitekim çocuğun sütten kesilmesi iki yıl sürer. O halde ey insanlar! Bana, anne ve babanıza daima minnettarlığınızı gösterip, şükredin ve unutmayın ki sonunda hepiniz bunlardan hesap vermek üzere huzurumuzda toplanacaksınız.
MEAL AÇIKLAMASI
14. Biz insana anne ve babasına iyi davranmasını emrettik. Fakat annenin yeri bambaşkadır. Çünkü anası onu bin bir güçlükle birçok zorluk ve sıkıntılara katlanarak dokuz ay boyunca karnında taşımıştır. Yine de karnında taşımaktan hoşnutsuzluk duymadı. Nitekim çocuğun sütten kesilmesi de iki yıl sürer. O halde ey insanlar! Bütün bunları düşünerek önce anneye şefkati veren Bana şükret ve benim rızama uygun yetiştirmeyi kendine görev bilen anne babana da daima minnettarlığını gösterip görevlerini yerine getir ve teşekkür et diye de emrettik. Unutmayın ki bir gün hayatın hesabını vermek üzere bütün yollar ve dönüşünüz yalnız banadır. Hepiniz şükür ve küfrüne göre bunlardan hesap vermek üzere huzurumuzda toplanacaksınız.
15
MUSTAFA ÇEVİK
15 Ana babanıza iyi davranmakla birlikte sizi Allah’a ortak koşmaya zorlarlarsa onlara itaat etmeyin. Bu durumda ihtiyaçlarını güzellikle karşılayıp saygılı davranın ve Allah’a yönelenlerle birlikte olun. Sonunda her insan yaptığının karşılığını görmek üzere Allah’a döndürülecektir.
MEAL AÇIKLAMASI
15. Yine yüce Allah: Ana babanıza iyi davranmakla birlikte Ben’den başka ilâhın olamayacağı bilgine rağmen eğer körü körüne cahillik edip, bana ortak koşman ve yasalarımı terk ederek insanların yasalarına uyman için seni zorlarlarsa o zaman onlara itaat etme. Ama bu durumda bile yalnız başlarına bırakma onlara sahip çık ve ihtiyaçlarını güzellikle karşıla. Onlarla dünya işlerinde iyi geçinip yaşadıkları sürece saygılı davran. Allah’a gönülden yönelen ilim ve ahlâk sahibi mü’minlerin yolunu izleyip onlarla birlikte ol. Ey insanlar! eninde sonunda dönüşünüz ancak banadır ve her insan yaptığının karşılığını görmek üzere Allah’a döndürülecektir. İşte o zaman hayatta iken yaptıklarınızı ve karşılığını bir bir önünüze sereceğim ve sizi onlardan sorguya çekeceğim buyurur.
16-19
MEAL
16. “Ey oğulcağızım! Gerçek şu ki, (yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa ve o bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin içinde bulunsa Allah onu getirir. Şüphesiz Allah lütuf sahibidir, (her şeyden) haberdardır.
17. Ey oğulcağızım! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır ve başına gelene sabret. Çünkü bunlar üzerinde kararlılık gösterilecek işlerdendir.
18. İnsanlara yüzünü çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah kendini beğenip böbürlenen hiçbir kimseyi sevmez.
19. Yürüyüşünde dengeli ol ve sesini alçalt. Doğrusu seslerin en çirkini eşeklerin sesidir.
MUSTAFA ÇEVİK
16-19 Lokman, oğluna nasihate devamla şunları da söyledi: “Yavrucuğum, yapıp ettiklerin bir hardal tanesi kadar küçük ve onun ağırlığında bile olsa, üstelik bir kayanın içine saklanıp gizlenmiş de olsa yahut göklerin tepesinde veya yerin dibinde de olsa, Allah onu Hesap Günü karşına çıkaracaktır. Hiç şüphe yok ki Allah’ın gücü her şeye yeter ve O’nun ilmi her şeyi kuşatmıştır. O, her şeyi bilir, açık ya da gizli yapılan her şeyden de haberdardır. Yavrucuğum, namazını bilinçle ve devamlı kıl, insanları iyi ve doğru olana davet et, bunları yaparken karşılaşacağın sıkıntılara sabret, şirke ve küfre engel olmanın gayreti içinde ol. Bunlar azim ve kararlılık gerektiren şerefli ve onurlu işlerdir. Yavrucuğum insanlara karşı kibirli davranıp da yeryüzünde çalım satarak yürüme! Allah kibirlenip, böbürlenerek büyüklük taslayanları sevmez, yürüyüşünde mütevazı ol, davranışların ölçülü ve dengeli olsun, konuşurken de sesini yükseltme! Seslerin en çirkini, avazı çıktığı kadar bağıran eşeğin sesidir.”
MEAL AÇIKLAMASI
16. Lokman, oğluna nasihate devamla şunları da söyledi: “ Yavrucuğum Gerçek şu ki, hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. Yaptığın iyilik veya kötülük bir hardal tanesi ağırlığında zerre kadar küçük ve önemsiz olsa bile ve üstelik o bir kayanın kovuğunda saklanıp gizlenmiş de olsa veya göklerde yahut toprağın derinliklerinde bile olsa Allah onu Hesap Günü nerede olursa olsun senin karşına getirip terazine kor ve mükâfat veya cezasını verir. Çünkü Allah en gizli şeyleri incelikleriyle bilen, gücü her şeye yeten lütuf ve ihsan sahibidir ve O’nun ilmi her şeyi kuşatmıştır. O açık ya da gizli yapılan her şeyin içyüzünden her an haberdardır.
17. Yavrucuğum! Rabbinle bağlantını sürekli canlı tutmak için namazı ayetleri düşünerek dosdoğru ve devamlı kıl. Allah’ın emirlerini, dinini ayağa kaldırmasına çalış. İnsanları doğru olana davet edip iyiliği teşvik et. Güzel ve faydalı bir toplum için mücadele verip şirke engel olmanın gayreti içinde ol. Kötülükten sakındır. Bunları yaparken başına gelen musibetlere ve karşılaşacağın sıkıntılara sabırla katlan, Asla gevşeme! Çünkü bunlar uğrunda azim ve kararlılık gösterilecek şerefli ve Allah’ın kesin emrettiği, onurlu işlerdendir.
18. Yavrucuğum Yersiz bir gurura kapılarak insanlara karşı kibirli davranıp da yüzünü çevirme. Yeryüzünde şımarıkça kasılıp böbürlenerek yürüme dâimâ saygılı ve alçakgönüllü ol. Fakirleri de hakir görüp tepeden bakma. Unutma ki Allah kendini beğenip büyüklük taslayan ve çokça övünüp böbürlenen hiç kimseyi sevmez.
19. Yürüyüşünde mütevazı ve dengeli ol ve ölçülü bir ses tonuyla konuş sesini yükseltme sert ve keskin dilli de olma. Konuşma üslûbun ve ses tonun, içinde bulunduğun ortama ve muhataplarının durumuna uygun olsun. Doğrusu seslerin en çirkini avazı çıktığı kadar bağıran eşeklerin sesidir.
20-21
MEAL
20. Allah’ın göklerde ve yerde olanları sizin hizmetinize verdiğini nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca verdiğini görmediniz mi? İnsanlardan kimi de bilgisizce, bir yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışır.
21. Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde: “Hayır biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Şeytan onları dehşetli ateşin azabına çağırıyor olsa da mı?
MUSTAFA ÇEVİK
20-21 Ey insanlar! Allah’ın göklerde ve yerde ne varsa hepsini sizin faydalanmanız için yarattığını, gizli-açık nimetlerle donattığını ve nimetler içinde yüzdürdüğünü görüp de hiç düşünmez misiniz? Bu gerçekler apaçık ortada iken yine de bir kısım insanlar hiçbir bilgiye, delile ve ilahi bir kitabın rehberliğine dayanmadan, Allah hakkında tartışmaya girerler. Bunlara, “Gelin Allah’ın davetine uyun ve böylece yalnız Allah’ı ilah edinin.” denildiğinde, onlar da: “Hayır, bizler atalarımızdan bize kalan nizam ve ahlaka uyar, ondan vazgeçmeyiz.” derler. Peki ya ataları şeytanın davetine uyup da, doğru olandan uzaklaşmış ve cehennemin harlı ateşini hak etmişlerse yine de onlara mı uyacaklar?
MEAL AÇIKLAMASI
20. Ey insanlar! Allah’ın Güneş, ay, yıldız, bulut ve yağmur gibi göklerde ve bitkiler hayvanlar gibi yerde olan ne varsa her şeyi sizin gereksiniminizi karşılayıp faydalanmanız için hizmetinize sunduğunu açık ve gizli olarak size görebildiğiniz ve göremediğiniz onca nimetler verdiğini görüp de hiç düşünmez misiniz? Kur’an’da size haber verilmedi mi? Bütün bu nimetlere rağmen ve gerçekler apaçık ortada iken kimi insanlarda ilâhî bir ilme dayanmadan ne bir bilgiye ne peygamberlerin yolundan giden bir yol göstericiye ve ne bir aydınlatıcı kitabın rehberliğine dayanmaksızın hâlâ Allah ve gönderdiği dini hakkında ileri–geri konuşup boş yere tartışmaya giriyorlar. Hâlbuki biz onlara katımızdan dosdoğru bir kitap gönderdik.
21. Onlara: “ Gelin Allah’ın davetine ve indirdiği Kur’an ayetlerine gönderdiği yasalara uyun ve içindekilerle amel edin böylece yalnız Allah’ı ilah edinin ” denildiğinde onlar da hiç düşünmeden: “Hayır bizler atalarımızdan görüp öğrendiğimiz yol olan gelenek âdet ve ideolojilere uyarız, onların nizam ve inançlarından vazgeçmeyiz ” derler. Peki onların gittikleri yol yanlışsa ya ataları şeytanın davetine uymuşsa ve şeytan da onları atalarına uymayı telkin etmekle dehşetli ateşin azabına çağırıyor olsa da yine atalarının yolundan mı gidecekler? Görmüyorlar mı? İnsanlar çıkarlarına göre yasalar koyuyor. Sonra çıkarına ters gelince hemen değiştiriyor. Tekrar çıkarına göre yasalar koyuyor. Sürekli çıkarlara göre değiştirilen yasalar adaleti sağlar mı? Hiç düşünmez misiniz?
22
MUSTAFA ÇEVİK
22 Her kim Allah’ın kendini gördüğünü bilip, yürekten O’na teslim olarak yaşarsa, bilsin ki kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Unutmayın ki bütün yapılanlar, karşılığı verilmek üzere Allah’a döner.
MEAL AÇIKLAMASI
22. Kim bu çağrıya yüz vermeyip Allah’ın kendini gördüğünü bilir, tam bir ihlâs ile Allah’a yönelip indirdiğine uyar ve iyilik yaparak bütün benliğiyle ve yürekten kendini Allah’a teslim ederse, şunu çok iyi bilsin ki, sağlam kopması mümkün olmayan bir kulpa yani Kelime-i Tevhide yapışmıştır ve kurtuluşa ulaşmıştır. Zaten Allah’ın indirdiğine uyan, uymayan herkes bilsin ki bütün yapılan işlerin sonu karşılığı verilmek üzere Allah’a varır ve nihaî hükmü daima O verir. Allah yasalarına uyarak yaptığınız her işin karşılığını en güzel şekilde verir.
23-25
MEAL
23. Kim de inkar ederse inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri bizedir. Biz onlara yaptıklarını haber veririz. Şüphesiz Allah gönüllerde olanı bilir.
24. Onları kısa bir süre geçindirir sonra katı bir azaba atarız.
25. Andolsun ki, onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan muhakkak: “Allah” diyeceklerdir.De ki: “Hamd Allah’adır.” Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.
MUSTAFA ÇEVİK
23-25 Allah’tan başkasını ilah edinerek, gerçeklerin üstünü örten nankörlerin bu tutumlarında inatla direnmeleri seni üzmesin. Onlar sonunda Bize döndürülecekler, işte o zaman Biz de onlara bu nankörce direnmelerinin karşılığı olarak hak ettikleri cezayı vereceğiz. Allah insanların hem yapıp ettiklerini hem de kalplerinde gizlediklerini bilir. Biz müşrik ve kâfirleri, dünya nimetlerinden bir süre yararlandırır, sonra da çok çetin bir azapla cezalandırırız. Sen, onlara “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?” diye sorsan hiç tereddüt etmeden “Allah’tır” derler. De ki: “O halde yarattıkları için mükemmel nizamlar kuran Allah’a şükredip davetine yönelin, fakat ne yazık ki siz Allah’ın yüceliğini kavramak istemiyorsunuz!”
MEAL AÇIKLAMASI
23. Hakikati inkara şartlanmış olana gelince, kim Allah’tan başkasını ilah edinerek sağlam kulpa tutunmayıp, gerçekleri inkâr ederse artık onun inkârcılıkta inatla direnmesi seni üzmesin. Çünkü eninde sonunda yaptıklarının hesabını vermek üzere onların dönüşleri ancak bizedir. Nasıl olsa öldükten sonra dönüp bize gelecekler, o zaman Biz onlara dünyadaki bütün yaptıklarını bir bir bildireceğiz ve nankörce direnmelerinin karşılığı olarak hak ettikleri cezayı tam olarak vereceğiz. Şüphesiz Allah sadece yapılanları değil gönüllerde saklı olan niyet ve düşünceleri de hayır ve şer olanı da bilen Alîm’dir.
24. Onları kısa bir süre yaşatıp hayatın zevklerinden yararlandırır sonra yaptıkları yüzünden çok şiddetli bir azapla cehennemde cezalandırırız.
25. Ey Muhammed Andolsun ki, sen o Allah’a ortak koşanlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan hiç tereddüt etmeden: “Yemin olsun ki Allah yarattı ” derler ve itikatlarının bâtıl olduğunu kendileri söylemek zorunda kalırlar. Sen de onların bu itirafından dolayı de ki: “ Madem gökleri ve yeri yaratanın Allah olduğunu ikrar ediyorsunuz. O halde size verilen her nimet için yapılması gereken bütün övgüler, şükür ve Hamd, yarattıkları için mükemmel nizamlar kuran Allah’a mahsustur. Allah’a şükredip davetine yönelin deyin.” Fakat ne yazık ki, onların çoğu Allah’ın ortağının olmadığının ne anlama geldiğini ve O’nun gönderdiği yasalara uymak gerektiğini bilmiyorlar. Hem her şeyi “Allah yarattı” diyorlar hem de Allah’ın yüceliğini kavramak istemeyip O’na ortak koşuyorlar ve böyle yapmakla da çok derin bir çelişkiye düştüklerini anlamıyorlar. Öyleyse, neden O’nun nimetlerine de şükretmeyip O’nunla birlikte birtakım uydurma ilâhlara kulluk ediyorsunuz ve putları aracı yapıyorsunuz? Çünkü, dünya hayatının zevkleri gözlerini kör etmiştir.
26
MUSTAFA ÇEVİK
26 Şüphesiz göklerde ve yerde ne varsa hepsinin gerçek sahibi Allah’tır ve O hiçbir şeye muhtaç değildir. Şükredilmeye ve övülmeye layık olan da yalnızca O’dur.
MEAL AÇIKLAMASI
26. İnkâr edenler bilsin ki şüphesiz göklerde ve yerde ne varsa tamamı Allah’a aittir. Hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Yalnız Allah tün zenginliklerin sahibi olup kendi kendine yeterlidir fakat her şey O’na muhtaçtır. Yalnızca Allah şükredilmeye ve her türlü övgüye layık olandır.
27
MUSTAFA ÇEVİK
27 Yeryüzünde bütün ağaçlar kalem, denizler de mürekkep olsa, denizlere yedi deniz daha eklense Allah’ın sözlerini yazmaya yine yetmezdi çünkü Allah’ın ilmi ve kudreti sonsuzdur.
MEAL AÇIKLAMASI
27. Ey Resûlüm! Yaratanın sonsuz ilmiyle, yaratılanların sınırlı bilgisi arasındaki farkı şu örnek üzerinden anlat. Eğer yeryüzündeki ağaçların hepsi kalem olsa, denizler de onların mürekkebi olsa arkasından ek mürekkep olarak yedi deniz daha destek için eklense denizler bunları yazmakla tükenirdi. Fakat Allah’ın ilmini, kudretini, nimetlerini, merhametini azametini ve yüce sıfatlarını ifade eden sözleri yazmakla yine tükenmez ve o sözleri yazmaya da yetmezdi. Allah’ın sözleri sadece ilahi kitaplarda olanlardan ibaret değildir. Bütün meleklere, insanlara, hayvanlara ilham yoluyla söz söyler. Ayrıca, şu kâinatın içindeki bütün varlıklar, onun görünür kılınmış kelimeleridir. Kendine özgü dillerle yaratıcılarını tanıtırlar. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, ilmi ve kudreti sonsuzdur ve her şeyden üstündür. O’nun gücüne hiçbir güç erişemez. Her hükmünde kararları doğru olan ve en iyi yasa koyan hikmet sahibidir.
28
MUSTAFA ÇEVİK
28 Sizin hepinizin yaratılması ve ölümünüzden sonra yeniden diriltilmeniz, tek bir kişinin yaratılması ve yeniden diriltilmesi gibi Allah için kolaydır. Allah her şeyin özünü ve aslını bilir, O’nun her şeye gücü yeter. O, ilmi ile her şeyi kuşatmıştır ve her şeyden de haberdardır.
MEAL AÇIKLAMASI
28. Ey insanlar! Sizin yaratılmanız ve ölümünüzden sonra Âhiret’te yeniden diriltilmeniz ancak tek bir kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibi Allah için kolaydır. Biri yaratmak da bini yaratmak da O’na göre birdir. Muhakkak ki Allah her şeyin özünü ve aslını daima bilip dualara icabet eden ve ayrıntıları ile duyandır, her şeyi hakkıyla görendir. O’nun her şeye gücü yeter. O, ilmi ile her şeyi kuşatmıştır ve her şeyden de haberdardır. Onun için, ahiretin bir ihtiyaç olduğunu bilir. Ve ahiret ile ilgili duaları kabul eder.
29
MUSTAFA ÇEVİK
29 Allah’ın geceyi kısaltıp gündüze, gündüzü kısaltıp geceye kattığını, öte yandan güneşi ve ayı kendi yörüngelerinde belli bir süreye kadar döndürüp akıttığını, nizamlarını kurup sizin istifadenize sunduğunu görüp de hâlâ aklınızı kullanıp, Allah’a yönelmeyecek misiniz? Şüphesiz Allah sizin yapmakta olduklarınızı gözetlemektedir.
MEAL AÇIKLAMASI
29. Görmedin mi ki dünyanın güneş etrafındaki hareketlerine bağlı olarak geceyi kısaltıp gündüzü uzatan, gündüzü de kısaltıp geceyi uzatan böylece birinden azalan süreyi öbürüne ekleyip geceyi gündüze gündüzü de geceye çeviren Allah’tır. Öte yandan güneşi ve ayı insanlığın faydası için koyduğu kanunlarla buyruğu altına almıştır. Her biri kendi yörüngelerinde belirlenmiş bir vakte kadar dönerek akıp gider. Hâlâ aklınızı kullanıp tüm bunların nizamlarını kurup sizin istifadenize sunan Allah’a yönelmeyecek misiniz? Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan tamamen haberdardır. Yaptığınız her şeyi en ince ayrıntısına kadar gayet iyi bilir. Haberiniz olsun! Bütün yaptıklarınız hesap günü için kaydedilmektedir
30
MUSTAFA ÇEVİK
30 Kâinatta gördüğünüz her şeyi, sizin yararlanmanız için yaratan Allah’ın ilmi ve kudreti sınırsızdır, O’ndan başka gerçek Rab ve ilah yoktur.
MEAL AÇIKLAMASI
30. Bu sarsılmaz sistem ve ahenklin nedeni şundandır. Yalnızca Allah, gerçeğin ve hakikatin ta kendisidir. Allah ile aralarına koyup, O’ndan başka el açıp yalvararak yardıma çağırdıkları ve ibadet edip kulluk ettikleri sözde ilahlar ise tamamen değersiz ve uydurmadır. Allah’ın yasalarından başka uyduğunuz insanların yasaları batıldır. Onların hepsi bir gün yok olup gideceklerdir. Neyine güveniyorlar da Allah’tan başkalarına yalvar yakar oluyorlar? Tüm kâinâtı belli kanun ve sistemlerle idare eden Allah’tan başka gerçek Rab ve ilah yoktur. O’ndan başkasına yapılan çağrılar boşa gidecektir. Allah her şeyden daha uludur, Her şeyden daha büyüktür. Yüceliğinde ve büyüklüğünde sınır yoktur. Kâinatta gördüğünüz her şeyi, sizin yararlanmanız için yaratan Allah’ın ilmi ve kudreti sınırsızdır,
31
MUSTAFA ÇEVİK
31 Allah’ın denizlerde koyduğu yasaları ile gemileri nasıl yüzdürdüğünü görüp de, O’nun ilminin yüceliğini sabırla aklınızı kullanıp hiç düşünmez misiniz? Allah’ın kurduğu nizamın mükemmelliğini görmek isteyenler için bunlardan çıkarılacak dersler vardır.
MEAL AÇIKLAMASI
31. Allah, kudreti ve büyüklüğüne ait bazı delilleri size göstermesi içinAllah’ın koyduğu suyun ve havanın kaldırma kuvveti gibi yasalar ve lütfu sayesindegemilerin suları yara yara denizde nasıl yüzdüğünü, uçakların da göklerde nasıl süzülerek gittiğini hiç görmez misin? O’nun ilminin yüceliğini aklını kullanıp hiç düşünmez misin? Şüphesiz Allah’ın kurduğu nizamın mükemmelliğini görmek isteyip de Allah’ın kâinata koyduğu kanunları araştırırken, zorluklara karşı tüm gücüyle göğüs geren ve ilâhi nimetlerden yararlanırken, çok şükreden herkes için bunlardan çıkarılacak dersler vardır. Hâlâ gücümüzü görüp şükretmiyor musunuz? Yasamızın nimetleriyle hayatınızı kolaylaştırdığınız halde halâ nankörlük mü ediyorsunuz?
32
MUSTAFA ÇEVİK
32 Allah’ın yasaları gereği, denizde dağ gibi dalgalar gemiyi sardığında, içinde bulunan müşrikler hemen Allah’la birlikte ilah edindiklerini terk edip, şirklerinden arınmış olarak bütün içtenlikleriyle kendilerini kurtarması için Allah’a yalvarıp yakarmaya başlarlar. Fakat Allah onları karaya çıkarıp kurtarınca da içlerinden çok azı, Allah’ın davetine yönelip yönelmemek konusunda tereddütlü davranır, büyük çoğunluğu ise müşrik ve kâfirce yaşamaya devam ederler. Allah’ın âyetlerini bile bile inkâr edip kabullenmeyenler çok nankör, çok cahil ve küstahtırlar.
MEAL AÇIKLAMASI
32. Hayatta insanı kuşatan belalar ve sıkıntılar, deniz yolculuğunda ise devasa dalgalar, dağların ve kapkara bulutların gölgesi gibi müşriklerin ve gemilerin üzerini sarıp kuşattığında ve böylece gemi batma tehlikesi belirdiğinde veya uçakta giderken türbülansa girdiklerinde, Allah’la birlikte ilah edindiklerini hemen terk ederler. Kendilerini kurtarması için dine sarılıp sadece Allah’a yönelir ve içtenlikle O’na dua edip yalvarırlar. “Ya Rabbi bizi kurtar. Bundan böyle sadece senin yasalarına uyacağız” derler”. Fakat Allah ne zaman ki kendilerini denizden kıyıya ulaştırıp veya havadan yere indirip kurtardığında, içlerinden az bir kısmı verdikleri söze bağlı kalarak ihlâs ve tevhid üzere imanlarına devam eder. Bir kısmı da işi gevşetir ve Allah’ın davetine yönelip yönelmemek konusunda tereddüt edip imanla inkâr arasında ortada kalır Büyük çoğunluğu ise müşrik ve kâfirce yaşamaya devam eder. Zaten ayetlerimizi sözüne sadık olmayan nankör ve gaddarlar kabullenmeyip bilerek inkâr eder.
33
MUSTAFA ÇEVİK
33 Ey insanlar! Rabbinize karşı sorumluluklarınız olduğunu unutmayın. O’nun davetine karşı tutumunuzdan sorulacaksınız. Hiçbir anne ve babanın çocuğuna, çocuğun da anne-babasına hiçbir faydasının dokunamayacağı Hesap Günü’nün azabından korkun, uyarıları dikkate alın, unutmayın ki Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecek ve hepiniz yeniden diriltilip Allah’ın huzurunda toplanacaksınız. Dünya hayatının geçici zevkleri size bu gerçekleri unutturup aldatmasın. Şeytan da sizi Allah’ın ismini kullanarak “Ne yaparsanız yapın Allah affedicidir” uydurması ile tuzağa düşürüp yanıltmasın.
MEAL AÇIKLAMASI
33. Ey insanlar! Razı olmadığı her şeyden uzak durarak size bunca nimetleri bahşeden Rabbinize gönülden saygı besleyip O’na karşı gelmekten ve O’nun azabından sakının. Yolunuzu Rabbinizin kitabıyla bulun. O’na karşı sorumluluklarınız olduğunu unutmayın. Hiçbir anne babanın evladına, evladın da anne babasına azâbı kaldırmak için en ufak bir faydasının dokunamayacağı ve herkesin kendi canının derdine düşeceği dehşetli hesap gününden korkun, uyarıları da dikkate alın. Unutmayın Allah’ın her vaadi mutlaka gerçekleşecektir ve hepiniz yeniden diriltilip Allah’ın huzurunda toplanacaksınız. O halde sakın dünya hayatının geçici zevkleri, bu gerçekleri unutturmasın ve sizi aldatıp Allah’a kulluktan alıkoymasın. Hele hele o çok hilekâr şeytan ve dostları da din adamı kisvesiyle karşınıza çıkıp Allah’ın affına güvendirerek isyana sürüklemesin. “Ne yaparsanız yapın Allah affedicidir” “sonra tevbe eder kurtulursun” uydurmaları ile günaha tuzaklarına düşürüp de sizi yanlış bilgiler ile aldatmasın. Bilin ki Allah yaptıkları suçlar nedeniyle pişman olan, bir daha yapmamak üzere tövbe edenleri affeder.
34
MEAL
34. Kıyamet saatinin ilmi şüphesiz Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah bilendir, haberdar olandır.
MUSTAFA ÇEVİK
34 Kıyamet’in ne zaman gelip çatacağını yalnız Allah bilir, yağmuru yağdıran da O’dur. Ana rahmindekileri yaratan, yaşatan ve öldüren de O’dur. Hiç kimse yarın ne kazanacağını, neyle karşılaşacağını ve nerede öleceğini bilemez. Fakat Allah her şeyi, hiç kimsenin bilmediğini ve bilemeyeceğini, açık ya da gizli olan ne varsa hepsini bilir, her şeyden haberdar olur.
MEAL AÇIKLAMASI
34. Şüphesiz ki şu beş şeyi Allah’tan başkası tam olarak bilemez.1) Kıyamet saatinin ne zaman kopacağı bilgisini sadece Allah bilir. Allah onun vaktini Peygamberi de dâhil, hiç kimseye bildirmemiştir 2) Şartlarını oluşturarak yağmuru dilediği zaman, dilediği yere, dilediği kadar O yağdırır. 3) Ana rahmindekileri yaratan, yaşatan ve öldüren de tüm kişilik ve karakter özellikleri ile iyi, kötü nasıl olacağını bilen de O’dur 4) Hiç kimse yarın lehine veya aleyhine ne kazanacağını neyle karşılaşacağın mutlak ve kesin bir bilgiyle bilemez. 5) Hiç kimse daha emareleri yokken nerede ne zaman ve ne şekilde öleceğini bilemez. Fakat yalnız Allah her şeyi, hiç kimsenin bilmediğini ve bilemeyeceğini, açık ya da gizli olan ne varsa hepsini bilendir. Her şeyden haberdar olandır.