Sure Hakkında
Ayet Sayısı
128
Mushaf (Kuran) Sırası
16
Nuzül (İniş)Yeri
Mekke
Nüzül (İniş) Sırası
70
Sure Hakkında Bilgi
Adı: Bu sureye adını veren “en-Nahl” kelimesi, surenin 68. ayetinden ve sadece sureyi diğerlerinden ayırdetmek için alınmıştır.
Nüzul Zamanı: Aşağıdaki tesbitler surenin, Mekke döneminin sonlarında nazil olduğunu göstermektedir:
1) 41. ayet, işkence nedeniyle birçok müslümanın bu sure nazil olmadan önce Habeşistan’a göç etmek zorunda kaldığını göstermektedir.
2) 106. ayetten, o dönemde müslümanlara yapılan işkencenin doruk noktasına ulaştığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dayanılmaz şartlar altında, bir kimsenin gerçekten kâfir olmadığı halde inkâr ettiğini söylemek durumunda kalışıyla ilgili bir mesele ortaya çıkmıştı. Bu, eğer bir kişi böyle yaparsa, ona nasıl davranılacağı meselesiydi.
3) 112-114. ayetler, açıkça peygamberliğin gelişinden birkaç yıl sonra başlayan ve Mekke’yi sarsan yedi yıllık kuraklık ve kıtlık döneminin sonuna işaret etmektedir.
4) En’am Suresi, 119. ayette, bu surenin 115. ayetine değinilmekte, bu surenin 118. ayetinde ise En’am Suresi’nin 146. ayetine işaret edilmektedir. Bu da, her iki surenin (En’am ve Nahl) aynı dönemde nazil olduğunu gösteren bir delil niteliğindedir.
Surenin genel üslubu da, Mekke döneminin sonlarında indirildiği tezini desteklemektedir.
Ana Fikir:
Surenin bütün konuları; tebliğin çeşitli yönleri, yani şirkin reddedilmesi, tevhidin ispatı, hakka düşmanlığın, karşı çıkmanın ve onu reddetmenin sonuçlarına karşı uyarılar gibi konular etrafında dönüp dolaşmaktadır.
Ele Alınan Konular:
İlk ayette, daveti açıktan inkâr edenlere açık ve kesin bir uyarıda bulunulmakta ve onlara şöyle denilmektedir: “Sizin daveti reddetmenizle ilgili olarak Allah’ın hükmü gelmiştir. Peki neden ondan hemen tereddüt ediyorsunuz? Neden size verilen süreyi kullanmıyorsunuz?” Bu surenin indirildiği dönemde, Mekkeli müşriklerin ihtiyaç duyduğu şey buydu. Çünkü onlar tekrar tekrar Hz. Peygamber’e (s.a) ihtar ediyorlardı “Bizi tehdit ettiğin azabı neden getirmiyorsun? Çünkü biz sadece senin davetini kabul etmemekle kalmadık, aynı zamanda uzun süredir ona açıktan düşmanlık yapıyoruz.” Bu, onların Hz. Muhammed’in (s.a) gerçekten peygamber olmadığının ispatı olarak kabul ettikleri bir teklifti.
Bu uyarıdan hemen sonra onlara şirkten vazgeçmeleri tavsiye edilmektedir. Çünkü bu, ilahi davete giden yolda onları durduran en önemli engeldi. Daha sonra arka arkaya aşağıdaki konular ele alınmaktadır.
1) Tevhidi ispat eden ve şirki çürüten deliller, evrendeki ve insanın kendisindeki apacık işaretlere ve ayetlere dayandırılmaktadır.
2) Kâfirlerin itirazlarına cevap verilmekte, iddiaları çürütülmekte, şüpheleri ortadan kaldırılmakta ve yanlış düşünceleri eleştirilmektedir.
3) Davete düşman olmanın ve bâtıl yollara uymakta direnmenin sonuçları ile ilgili uyarılar sunulmaktadır.
4) Hz. Peygamber’in (s.a) getirdiği mesajın insan hayatında yapmayı amaçladığı değişiklikler göz alıcı bir şekilde apaçık ortaya konulmaktadır. Müşriklere, tasdik ettiklerini söyledikleri Allah inancının, sadece dilin söylemesi ile sınırlı olmadığı ve bu inancın insanın ahlâkî ve pratik hayatında somut bir şekle bürünmesi gerektiği anlatılmaktadır.
5) Hz. Peygamber (s.a) ve sahabeye, kâfirlerin düşmanlığına ve işkencelerine karşı nasıl bir tavır takınmaları gerektiği bildirilmekte ve onlar bu konuda teselli edilmektedirler.
Açıklamalı Meal ( Tüm Sure)
1
MEAL
1. Allah’ın emri geldi, artık onu acele istemeyin. Allah onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir.
MUSTAFA ÇEVİK
1 Ey insanlar! Allah’ın zamanını belirleyip, bir yasaya bağladığı Kıyamet ve Hesap Günü mutlaka gelecek, müşriklerin bir kısmının alay konusu ederek, “O Gün hemen gelsin” demesiyle Allah onun zamanını değiştirecek değildir. Yarattıklarının nizamını kurmak yalnızca Allah’a mahsustur ve O’ndan başka gerçek ilah yoktur. O, müşriklerin ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir.
MEAL AÇIKLAMASI
2
MEAL
2. O kendi emriyle: “Benden başka ilâh yoktur benden sakının” diye uyarmaları için kullarından dilediğine vahiyle melekler gönderir.
MUSTAFA ÇEVİK
2 Allah kullarından dilediğine peygamberlik bahşedip, onlara melekleriyle ruh (vahiy) indirerek kendisinden başka ilah olmadığını bildirir, insanları kendisine karşı duyarlı ve bilinçli davranmaya çağırır.
MEAL AÇIKLAMASI
3
MEAL
3. O, gökleri ve yeri hak üzere yarattı. Onların ortak koştuklarından yücedir.
MUSTAFA ÇEVİK
3 Allah gökleri, yeri ve arasındakileri insanlar için mükemmel bir nizam ve şaşmaz yasalara bağlı olarak yarattı. Allah kendisine ortak koşulmasından ve her türlü eksiklikten münezzehtir. O, her şeyin üstünde ve ötesindedir.
MEAL AÇIKLAMASI
4
MEAL
4. İnsanı bir nutfeden yarattı. Böyleyken o apaçık bir hasım olup çıktı.
MUSTAFA ÇEVİK
4 Allah insanları bir damla su olan meniden yaratıp, bunca nimetlerle donatmışken, insanların çoğu bunu görmezden gelip düşünmeden Allah’la birlikte başka ilahlar edinerek O’na karşı çıkıp isyan ederler.
MEAL AÇIKLAMASI
5-8
MEAL
5. Hayvanları da yarattı. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve çeşitli yararlar vardır. Onlardan kimini de yersiniz.
6. Akşamleyin (otlaktan) getirirken ve sabah salarken onlarda sizin için güzellik vardır.
7. Yüklerinizi iyice zorlanmadan (yahut canlarınızın yarısı tükenmeden) varamayacağınız yerlere ulaştırırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.
8. Atları, katırları ve eşekleri de üzerlerine binmeniz ve süs için (yarattı). Sizin bilmediğiniz daha nice şeyler yaratmaktadır!
MUSTAFA ÇEVİK
5-8 Etlerinden, sütlerinden, derilerinden, yünlerinden ve daha birçok şeylerinden yararlandığınız hayvanları, sabah-akşam otlaklarına gidip gelirken seyredip hoşlandığınız, kendinizi ve yüklerinizi taşıttığınız atları, katırları, merkepleri ve daha nicelerini sizin için yaratan Allah’tır. Allah kullarına karşı çok şefkatli ve merhametlidir.
MEAL AÇIKLAMASI
9
MEAL
9. Yolun doğrusunu göstermek Allah’a aittir. (Yollardan) bazıları da eğridir. Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi.
MUSTAFA ÇEVİK
9 Doğru yolu göstermek Allah’a aittir. O dileseydi sizi iradesiz ve yalnızca doğruyu seçmeye mecbur bırakırdı. Allah, insana doğru ile yanlıştan birini tercih etme iradesi bahşetmiştir ve onu iradesini kullanma biçiminden hesaba çekecektir.
MEAL AÇIKLAMASI
10-11
MEAL
10. Sizin için gökten su indiren O’dur. İçecek ondandır, ağaç onunla yetişir, on(unla yetişen otlaklar)da (hayvanlarınızı) otlatırsınız.
11. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalar, üzümler ve bütün meyvalardan bitirir. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ibret vardır.
MUSTAFA ÇEVİK
10-11 Sizin için gökten yağmuru yağdıran Allah, bununla hem sizin hem de hayvanlarınızın ve bitkilerin suya olan ihtiyaçlarını giderir. Bu sayede ekinler, hurmalıklar, zeytinlikler, üzüm bağları, türlü türlü meyveler ve ürünler de yetiştirir. Bütün bunlarda aklını kullananlar için Allah’ın ilmine, kudretine ve ilahlığına işaret eden nice deliller vardır.
MEAL AÇIKLAMASI
12-13
MEAL
12. Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da O’nun emrine boyun eğmiş durumdadırlar. Şüphesiz bunda akıl eden topluluk için ibretler vardır.
13. Yeryüzünde sizin için değişik renklerde yarattığı şeyleri de (sizin hizmetinize verdi). Şüphesiz bunda öğüt alan topluluk için ibret vardır.
MUSTAFA ÇEVİK
12-13 Allah geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratıp hizmetinize sunmuştur. Aklını kullanıp düşünenler için bunlardan çıkarılacak dersler vardır. Yeryüzünde Allah’ın sizler için yarattığı çeşit çeşit nimetler de O’nun ilminin ve kudretinin yüceliğini göstermektedir. Ancak gerçeği arayanlar bunları görüp Allah’ın davetine yönelirler.
MEAL AÇIKLAMASI
14
MEAL
14. İçinden taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyaları çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize sunan da O’dur. Gemilerin onun içinde (suyu) yararak gittiklerini görürsün. (Bunlar) O’nun lütfunu aramanız içindir. Ve olur ki şükredersiniz diye!
MUSTAFA ÇEVİK
14 Allah denizleri de sizin istifadenize sunmuştur, ondan da taze et ve birçok deniz ürünü nimetler elde edersiniz. İnci mercan gibi süs eşyaları çıkarır, gemileri suları yararak yüzdürür, ticaretinizin bir kısmını onlarla yapar, Allah’ın ilminin eserlerinden ve cömertliğinden yararlanır, lütfuna nail olursunuz. Bütün bunlar, Allah’ı layıkıyla kavrayıp O’na şükretmeniz ve yalnız Allah’ı ilah edinmeniz için apaçık delillerdir.
MEAL AÇIKLAMASI
15-17
MEAL
15. Sizi sarsar diye yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi; ayrıca ırmaklar ve yollar koydu. Olur ki doğru yolu bulursunuz.
16. (Başka) işaretler de (yarattı). Yıldız(lar)la da onlar yol bulurlar.
17. Yaratan yaratmayan gibi midir? Hiç düşünmüyor musunuz?
MUSTAFA ÇEVİK
15-17 Allah yeryüzündeki hayatın devamı için oraya sarsılmaz dağlar yerleştirip, aralarında gideceğiniz yerlere sizi ulaştıracak yollar ve nehirler de yaratmıştır. Bunlarla birlikte geceleyin karada ve denizde yolculuk yapanlara yollarını bulmakta kolaylık sağlayan, yön gösteren yıldızlar var etmiştir. Bunları yaratan Allah ile hiçbir şey yaratmaya güç yetiremeyen kimseler bir olur mu?
MEAL AÇIKLAMASI
18-19
MEAL
18. Allah’ın nimetini saymaya kalksanız sayamazsınız. Şüphesiz Allah bağışlayıcı, rahmet edicidir.
19. Allah sizin gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir.
MUSTAFA ÇEVİK
18-19 Allah’ın size lütfettiği nimetleri saymaya kalksanız bitiremezsiniz. Allah aklını kullanıp, bu gerçekleri idrak ederek şirkinden ve küfründen tevbe edip dönenlere karşı şefkatli, merhametli ve bağışlayıcıdır. Unutmayın ki Allah gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.
MEAL AÇIKLAMASI
20-21
MEAL
20. Allah’tan başka taptıkları, bir şey yaratamazlar; onlar kendileri yaratılmaktadırlar.
21. Onlar ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman diriltileceklerinin de farkında olamazlar.
MUSTAFA ÇEVİK
20-21 Müşriklerin Allah’la birlikte ilah edindikleri ise hiçbir şeyi yaratmaya kadir olmadıkları gibi kendileri de yaratılmışlardır. Üstelik onların çoğu da diri değil ölüdürler ve ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
MEAL AÇIKLAMASI
22-25
MEAL
22. Sizin ilâhınız tek ilâhtır. O ahirete inanmayanların kalpleri inkâr içindedir ve onlar büyüklenmektedirler.
23. Şüphe yok ki, Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Doğrusu O büyüklenenleri sevmez.
24. Onlara: “Rabbiniz ne indirdi?” denildiğinde: “Öncekilerin masalları” derler.
25. Kıyamet günü kendi yüklerini tam olarak ayrıca bilgisizce saptırdıklarının yüklerinden bir kısmını yüklenmeleri için (böyle derler). Dikkat edin yüklendikleri şeyler ne kadar kötüdür!
MUSTAFA ÇEVİK
22-25 Ey insanlar! Sizin ilahınız yaratıp nimetlerle donatan ve doğru yola davet eden Allah’tır. Gerçek bu olmasına rağmen müşriklerin kalpleri, nankörlükleri ve kibirleri yüzünden yalnız Allah’ın ilahlığını ve âhireti kabule yanaşmamaktadır. Şüphesiz Allah, onların kalplerinde gizlediklerini de açıkça yapıp ettiklerini de bilmektedir. Allah nankörleri ve böbürlenip büyüklük taslayanları asla sevmez. O müşriklere Rabbiniz size ne indirdi, sizi neye çağırıyor? diye sorulduğunda, onlar alaycı bir tavırla, “Geçmişlerin masallarına.” diye cevap verirler. Onlar böyle demekle kendi günahlarının yükünü bütünüyle çekecekleri gibi, bir kısım insanların Allah’ın davetinden uzaklaşmasına sebep oldukları için de günah yüklenecekler. Böylece çok ağır, çok da berbat bir yük yüklenmiş olacaklar.
MEAL AÇIKLAMASI
26-29
MEAL
26. Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah’ın emri onların yapılarının temellerine gelmişti ve böylece tavan üstten tepelerine çökmüştü. Azab onlara hiç farketmedikleri bir yönden gelmişti.
27. Sonra kıyamet gününde onları rezil eder ve: “Haklarında (mü’minlere) düşman olduğunuz ortaklarım hani nerede?” der. Kendilerine ilim verilenler de: “Gerçekten bugün rezillik ve kötülük kâfirlerin üzerinedir” derler.
28. Melekler, kendi kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken onlar tamamen teslim olur ve: “Biz bir kötülük yapmıyorduk” derler. “Hayır! Doğrusu Allah sizin ne yaptığınızı bilir.”
29. “O halde, içinde sonsuza kadar kalmak üzere cehennemin kapılarından girin! Büyüklenenlerin oturacakları yer ne kadar kötüdür!”
MUSTAFA ÇEVİK
26-29 Bu müşriklerin ataları da Allah’ın peygamberlerine karşı tuzaklar kurmuşlardı. Allah da onların sağlam sandıkları tuzaklarını temellerinden yıkıp yerle bir ederek başlarına geçirmişti ve Allah’ın azabı onları hiç beklemedikleri bir anda yakalayıverdi. Ayrıca Allah Hesap Günü onları rezil edip aşağılayacak ve “Söyleyin bakalım. Sorunlarımızı o çözer, kurtarıcımız odur dediğiniz ve onları savunmak adına, mü’minlere saldırıp zulümler ettiğiniz ilahlarınız şimdi neredeler?” diyecek. İşte O Gün Allah’ın davetine iman edip yaşayanlar da şöyle derler: “Aşağılanmanın, rezilliğin ve hak edilen azabın yaşanmaya başlandığı bugün, müşrik ve kâfirler için ne kötü bir gündür.” Onlar Allah’ın davetine inatla karşı çıkıp direnerek dünya hayatlarını tamamlamışken melekler de canlarını almışlardı. Hesap Günü cezalarını çekmek üzere çağrıldıklarında, “Bizlerin Allah’a şirk koşmak, O’ndan başkasını ilah edinmek gibi bir niyetimiz yoktu, biz kötü bir şey yapmadık.” diyerek boyun bükecekler. Melekler de onlara: “Hayır, sizler neyi yapmanız, Allah’a nasıl inanmanız ve neyi yapmamanız konusunda uyarılmıştınız. Yapmadık dediklerinizi kibirlenerek yaptınız. Allah sizin yaptıklarınızı eksiksiz olarak bilmektedir, haydi artık temelli kalmak üzere hak ettiğiniz cehenneme girin bakalım.” diyecekler.
MEAL AÇIKLAMASI
30-32
MEAL
30. Ssakınanlara: “Rabbiniz ne indirdi?” denildi. “İyilik” dediler. Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir!
31. İçine girecekleri, altından ırmaklar akan Adn cennetleri! Orada onlar için her diledikleri var. İşte Allah takva sahiplerini böyle mükâfatlandırır.
32. Melekler onların canlarını temiz kimseler olarak alır ve derler ki: “Size selâm olsun. Yapmakta olduklarınıza karşılık girin cennete!”
MUSTAFA ÇEVİK
30-32 Allah’ın davetine iman edip gereklerini yerine getirenlere de “Rabbiniz ne indirdi, sizi neye çağırdı?” diye sorsan, onlarda: “Hak ve hakikati indirip bizi de ona teslim olarak yaşamaya çağırdı.” derler. İşte bu gerçeği kavrayıp sorumluluklarını yerine getirenler, en güzel karşılık olmak üzere âhirette içinde devamlı kalacakları cennette, nimetlerle ödüllendirilecekler. Onlar, derelerin çağıldadığı, cennet bahçelerinde istedikleri her güzel şeyi bulacaklar, daimi mutluluğun tadına varacaklar ve böylece Allah’ın lütfuna kavuşmuş olacaklar. Bunlar da meleklerin “Selam olsun sizlere, dünya hayatınızda yaptıklarınızın karşılığı olarak daimi kalmak üzere girin cennete.” dedikleri kimselerdir.
MEAL AÇIKLAMASI
33-36
MEAL
33. Onlar kendilerine meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi gözlüyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi ancak onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
34. Bu yüzden yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alaya aldıkları şey kendilerini kuşattı.
35. Ortak koşanlar dediler ki: “Allah dileseydi ne biz ve ne de atalarımız O’ndan başkasına kulluk ederdik. O’nun (emri) dışında bir şeyi haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Peygamberlere düşen apaçık bir tebliğden başka bir şey midir?
36. Andolsun her ümmet içinde: “Allah’a kulluk edin ve Tağut’tan kaçının” diye bir peygamber gönderdik. Onlardan kimini Allah hidayete erdirdi kimine de sapıklık hak oldu. Şöyle yeryüzünde bir dolaşın da yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bakın.
MUSTAFA ÇEVİK
33-36 Gerçeğin üstünü örtüp inkâr edenler, meleklerin canlarını almak üzere kendilerine görünmesini veya bir an önce Allah’ın azabının başlarına gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan önce gelip geçmiş müşrikler de böyle yapmışlar, sonunda da helak edilmişlerdi. Gerçek şu ki, Allah onlara zulmetmedi, onlar kendi kendilerine zulmettiler. Sonunda Allah’a başkaldırmaları ve nankörlükleri sebebi ile azaba davetiye çıkardılar, alay edip durdukları azap da onları çepeçevre kuşatıverdi. Onlar alaycı bir tavırla şöyle diyorlardı: “Şayet Allah istemeseydi atalarımız da, biz de Allah’a ortak koşmaz, O’nun helal kıldığını da haram kılmazdık.” Bunlardan öncekiler de aynısını söylemişlerdi. Onların bu tutumları karşısında peygamberlere düşen, Allah’ın âyetlerini apaçık duyurmaktır. Gerçek şu ki, Biz her topluma peygamber göndererek, onları Allah’ı layıkıyla tanımaya, yalnız Allah’a kulluk ederek yaşamaya davet ettik, tağuti nizamlardan da uzak durmaları için öğüt verip uyardık. Bunlardan bir kısmı uyarıları dikkate alıp yapılan davete uydu fakat bir kısmı da davetten yüz çevirerek sapıklık içinde kendi başlarına bırakılmaya müstahak oldular. Ey insanlar! Yeryüzünde gezip dolaşın ve dolaşırken de Allah adına yapılan daveti reddedenlerin nasıl yaşadıklarını ve sonlarının nasıl olduğunu bir düşünün.
MEAL AÇIKLAMASI
37-39
MEAL
37. Sen onların hidayete ermelerini çok arzulasan da Allah saptırdığını hidayete eriştirmez. Onların yardımcıları da olmaz.
38. En kuvvetli yeminleriyle: “Allah öleni diriltmez” diye Allah’a yemin ettiler. Hayır, bu O’nun üzerine gerçek bir vaaddir. Ancak insanların çoğu bilmezler.
39. Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklamak ve inkâr edenlerin de yalancı olduklarını bilmeleri için (diriltecektir).
MUSTAFA ÇEVİK
37-39 Ey Peygamber! Sen, şirk ve küfründe inatla direnenleri, Allah’ın davetine uymaya ne kadar bilgi ve delil ile çağırsan da ikna edemez, inandıramazsın. Allah inatlarından vazgeçmeyenleri doğru yoluna iletmez ve onlara hiç kimse yardım da edemez. Üstelik böyleleri Allah’ın ismini anarak yeminler edip, “Allah ölüyü tekrar diriltmez.” diyorlar. Hayır, Allah’ın vaadi haktır ve zamanı gelince hesap vermek üzere herkesi diriltecektir. Fakat insanların çoğu bu gerçeği kabul etmek istemiyor. Allah, şirk ve küfürde direnip, âyetlerine inanmak istemeyenlere, Hesap Günü’nün gerçek olduğunu, yalancının da kim olduğunu gösterecek, yaptıkları ve söyledikleri ile yüzleştirecektir.
MEAL AÇIKLAMASI
40
MEAL
40. Bir şeyi(n olmasını) istediğimizde ona sözümüz sadece: “Ol” dememizdir. O da hemen oluverir.
MUSTAFA ÇEVİK
40 Allah ne zaman bir şeyin olmasını dilerse, ona yalnızca, “ol” der ve o da hemen oluş sürecine girer. O’nun ol dediğine hiç kimse engel olamaz, zamanı geldiğinde o mutlaka olur.
MEAL AÇIKLAMASI
41-42
MUSTAFA ÇEVİK
41-42 Peygamberlerin Allah adına yaptıkları davete iman edip, onu yaşamak için gösterdikleri çaba sebebiyle müşrik ve kâfirlerin zulmüne uğrayıp, yurtlarından, yuvalarından hicret etmek zorunda kalanları, dünya hayatlarında daha güzel yerlere yerleştiririz. Âhiretteki mükâfatları ise çok daha büyük olacaktır. Bu mü’minler sıkıntılara göğüs germiş ve Allah’a güvenmişlerdi. Keşke inkârcılar bunu anlasalardı.
MEAL AÇIKLAMASI
43-44
MEAL
43. Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkalarını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorun.
44. Apaçık delillerle ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın ve olur ki düşünürler.
MUSTAFA ÇEVİK
43-44 Ey Peygamber! Senden önce kendilerine vahyedip âyetlerimizi ulaştırdıklarımız melek değil, onlar da senin gibi birer insandı. Sabırla, sebatla, zalimlere boyun eğmeden görevlerini yerine getirerek, insanları doğru olanı yaşamaya davet ettiler. Bunun böyle olduğunu, kendilerine daha önce peygamber gönderip kitap verdiklerimizin neslinden gelen zikir ehlinin kitaplarında kalan gerçeklerden bilirler. Biz o peygamberleri de kitaplar ve apaçık delillerle gönderdik. Şimdi sen de indirmekte olduğumuz vahyi açıklayıp insanları ona uymaya davet et, böylece kendileri için doğru olanı öğrenip kavrasınlar. Ola ki düşünüp doğruya yönelirler.
MEAL AÇIKLAMASI
45-47
MEAL
45. Kötü planlar kuranlar Allah’ın kendilerini yerin dibine geçirmesinden yahut farketmedikleri bir yönden üzerlerine azap gelmesinden güvende midirler?
46. Yahut dönüp dolaşmaları esnasında kendilerini yakalamasından. Ki onlar (Allah’ı) aciz bırakacak değildirler.
47. Yahut (Allah’ın) kendilerini tedrici şekilde almasından. Doğrusu sizin Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.
MUSTAFA ÇEVİK
45-47 Ey Peygamber! Sana tuzaklar kurarak, zulüm nizamlarını devam ettirmek isteyenler, Allah’ın kendilerini yerle bir etmeyeceğinden yahut azabın hiç ummadıkları bir zamanda günlük işlerini yapmaktayken onları birdenbire yakalamayacağından nasıl emin olabilirler? Böyle bir cezayı önlemeye kimsenin gücü yetmez. Ayrıca bunlar, Allah adına yapılan davetten yüz çevirmeleri sebebi ile O’nun kendilerini içten içe çürütüp helak olmaya mahkûm ederek, kendi başlarına bırakacağını hiç düşünmezler mi? Şüphesiz Allah kullarına karşı çok şefkatli, merhametli ve bağışlayıcıdır. O yüzden tevbe edip doğru olana ulaşmaları için zaman tanır, onları hemen cezalandırmaz.
MEAL AÇIKLAMASI
48-51
MEAL
48. Allah’ın yarattığı bir şeyin gölgelerinin nasıl sağdan ve soldan boyun eğmiş halde, Allah’a secde ederek döndüğünü görmediler mi?
49. Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler Allah’a secde ederler ve büyüklenmezler.
50. Üstlerinden (azap göndermeye gücü yeten) Allah’tan korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.
51. Allah: “İki ilâh edinmeyin. O ancak tek ilâhtır. O halde benden, yalnız benden korkun” dedi.
MUSTAFA ÇEVİK
48-51 Kur’an ile yapılan davetten ısrarla kaçınanlar, Allah’ın yarattıklarını ve onlarla ilgili kurduğu nizamların mükemmelliği üzerinde hiç düşünmezler mi? Onların gölgeleri bile Allah’ın yasaları gereği uzayıp kısalmakta ve sağa sola dönmekteyken, kendileri O’nun âyetlerinden yüz çeviriyorlar. Kesin olan gerçek şu ki, şeytan ve onun izinden giden kimselerin dışında, göklerde ve yerde olanların hepsi kendilerini yaratan Allah’a teslim olur ve asla büyüklük taslamazlar, mutlak hâkimiyet sahibi Rablerinin hükümlerine boyun eğip saygı ile secde ederler. Çünkü Allah buyurmuştur ki, “Sakın Benim emrime karşı büyüklük taslamayın ve Allah’la birlikte ikinci ilah edinmeyin.” O ancak bir tek ilâhtır.
MEAL AÇIKLAMASI
52
MEAL
52. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Din (itaat, kulluk) de daima O’nadır. Artık Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?
MUSTAFA ÇEVİK
52 Göklerde ve yerde ne varsa hepsinin gerçek sahibi Allah’tır, din de yalnız O’nundur. İtaat ve ibadet edilip, hükümlerine teslim olmaya layık olan yalnızca O’dur. O’ndan başka gerçek ilah ve sakınılması gereken yoktur.
MEAL AÇIKLAMASI
53-56
MEAL
53. Size ulaşan her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğunda da yalnız O’na yalvarırsınız.
54. Sonra O, sizden sıkıntıyı giderdiğinde içinizden bir grup hemen Rablerine ortak koşarlar.
55. Kendilerine verdiğimize karşı nankörlük etmek için (böyle yaparlar). Yararlanın bakalım. Yakında bileceksiniz.
56. Kendilerine rızık olarak verdiğimizden o (hiçbir şey) bilmeyenlere pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, bu uydurup durduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
MUSTAFA ÇEVİK
53-56 İnsana sahibi olduğunu zannettiği her şeyi emanet eden Allah’tır. Müşrikler başlarına ne zaman bir sıkıntı gelse hemen Allah’a sığınır ve O’ndan yardım isterler. Allah onları sıkıntıdan kurtarınca da birçoğu O’ndan yüz çevirip şirk koşar, nankörlük ederler. Bir müddet daha Allah’ın bahşettiği nimetlerden istifade ederek yaşayın bakalım, nasıl olsa Hesap Günü gerçeği görecek ve hak ettiğinizle karşılaşacaksınız. Bu müşrikler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan ve kazançlarından Allah ile birlikte ilah edindiklerine bir pay ayırırlar. Bu ayırdıklarının ne kendilerine ne de ilah edindikleri putlarına hiçbir yararı olmaz. Allah, kendi kendilerine uydurdukları bu sapıklıklarının hesabını sorup, hak ettikleri cezalarını verecektir.
MEAL AÇIKLAMASI
57-60
MEAL
57. Şanı yüce olan Allah’a kızlar isnad ediyorlar; kendilerine de hoşlandıklarını
58. Onlardan birine kız (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolarak yüzü simsiyah kesilir.
59. Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir. Aşağılığa katlanıp onu tutsun mu yoksa toprağa mı gömsün? Bak ne kadar kötü hüküm veriyorlar!
60. Ahirete inanmayanların kötü örnekleri vardır. En yüce örnek ise Allah’ındır. O yücedir, hakimdir.
MUSTAFA ÇEVİK
57-60 Müşriklerin bir kısmı da bu nankörlük, cahillik ve küstahlıkları yetmezmiş gibi, bir de kalkmış kendilerine yakıştıramadıkları ve sırtlarında bir yük gibi gördükleri kız çocuklarını Allah’a evlat olarak isnat ederken, erkek çocukları kendilerine layık görüyorlar. Nitekim onlardan birine, bir kız çocuğunun dünyaya geldiği müjdelense, öfkeden deliye dönercesine yüzü kapkara kesilir, sanki kız çocuğu sahibi olmak utanç verici bir şeymiş gibi, halkın içine çıkamaz ve “Bu çocuğu zillete katlanarak büyüteyim mi, yoksa diri diri toprağa mı gömeyim?” diye, kara kara düşünür. Yazıklar olsun izledikleri bu iğrenç örflerine ve hükümlerine. Müşriklerle kâfirler bu zulümleri, âhirete ve Hesap Günü’ne inanmadıkları için yaparlar. Allah bu yaptıklarının bedelini onlara ödetecektir. Allah üstün kudret ve adalet sahibidir, her hükmünde mutlak isabetlidir ve kulları üzerinde hüküm yetkisi yalnız O’na aittir.
MEAL AÇIKLAMASI
61
MEAL
61. Eğer Allah insanları zulümlerinden dolayı ele alsaydı (yer) üzerinde bir tek canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar ertelemektedir. Ecelleri geldiğinde artık ne bir saat geri bırakılırlar ne de öne alınırlar.
MUSTAFA ÇEVİK
61 Allah insanları işledikleri suçlarından dolayı hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde bir tek kimse kalmazdı. Onlara yaptıklarından tevbe edip, Allah’ın daveti olan doğruya dönecekleri kadar zaman tanır, tanıdığı süre dolunca da akıbetlerini ne bir an geciktirebilir ne de bir an öne alabilirler.
MEAL AÇIKLAMASI
62
MEAL
62. Kendilerinin hoşlanmadıklarını Allah’a isnad ediyorlar; dilleri de en güzelin kendilerinin olacağı konusunda yalan uyduruyor. Şüphesiz onlar için ateş (cehennem) vardır ve onlar (orada) öncüdürler.
MUSTAFA ÇEVİK
62 Müşrikler bir yandan kendilerine yakıştıramayıp, beğenmedikleri kız çocuklarını, Allah’a yakıştırırken, öte yandan da inanmadıkları o âhiret hayatı, gerçek olsa bile cennete kendilerinin layık olduğu yalanını dillerine dolayıp küstahça saçmalayıp dururlar. Oysa onları âhirette cehennem ateşi beklemektedir, üstelik şirkleri sebebi ile ateşe ilk onlar girecekler.
MEAL AÇIKLAMASI
63
MEAL
63. Allah’a andolsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ancak şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Bugün de onların dostu odur ve onlara acıklı bir azap vardır.
MUSTAFA ÇEVİK
63 Andolsun ki Biz senden önceki toplumlara da peygamberler gönderdik. Fakat şeytan o toplumlara da şirk, küfür ve zulüm nizamlarını güzel gösterdi. Ona uymaya istekli olan çoğunluk da şeytana yoldaş olup, Allah’a nankörlük ederek azgınlaşıp peygamberlerini yalanladılar. Şeytan geçmişte olduğu gibi bugün de böylelerinin dostudur. Onun dostlarını şiddetli bir azap beklemektedir.
MEAL AÇIKLAMASI
64
MEAL
64. Sana Kitab’ı ancak, ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluluğa bir hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.
MUSTAFA ÇEVİK
64 Ey Peygamber! Biz bu Kur’an’ı, insanlara yaratılış sebeplerini ve ona uygun olan hayat nizamını açıklayasın diye sana indirmekteyiz. Bu Kur’an insanların çekişip durdukları sorunlarının en doğru çözümlerini sunmakta olan rahmet kaynağı bir rehberdir. Ancak doğruyu arayanlar bundan yararlanır.
MEAL AÇIKLAMASI
65
MEAL
65. Allah gökten su indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda duyan bir topluluk için ayet vardır.
MUSTAFA ÇEVİK
65 Gökten indirdiği yağmurla kupkuru ölü toprağa hayat verip, onu canlandıran Allah’tır ve Allah Kıyamet Günü insanları işte tıpkı böyle diriltip, dünya hayatlarını kime ve neye göre yaşadıklarının hesabını soracaktır. Aklını kullanıp da düşünenler için bundan çıkarılacak dersler vardır.
MEAL AÇIKLAMASI
66-67
MEAL
66. Şüphesiz sizin için hayvanlarda da ibret vardır. Size onların karınlarından, fışkı ile kan arasından içenler için içimi kolay halis süt içiririz.
67. Hurma ve üzüm meyvalarından da sarhoş edici içki ve güzel rızık edinirsiniz. Şüphesiz bunda akıl eden topluluk için ayet vardır.
MUSTAFA ÇEVİK
66-67 Hayvanların karnında sindirilenlerle kan arasından süzülüp salgılanan sütün mükemmel bir sistemle hazırlanışını, size ikram edilişindeki ilim ve kudreti bir düşünün. Allah’ın ilminin yüceliğini ve kudretini kavramak isteyenler için bundan da çıkarılacak dersler vardır. Öte yandan Rabbiniz olan Allah’ın sizin için yarattığı hurma ağaçlarının meyvelerinin yaratılışında ve hem yararlı içecekler hem de sarhoş edici zararlı içecekler elde ettiğiniz asmalı, asmasız üzümlerin yaratılışında, Allah’ı layıkıyla tanımak isteyenler için nice deliller vardır.
MEAL AÇIKLAMASI
68-69
MEAL
68. Rabbin arıya şöyle ilham etti: “Kendine dağlardan, ağaçlardan ve (insanların) kurdukları kovanlardan evler edin.
69. Sonra bütün meyvelerden ye de Rabbinin senin hizmetine sunulmuş yollarına dal.” Onların karınlarından içinde insanlar için şifa bulunan değişik renklerde bir içecek çıkar. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ayet vardır.
MUSTAFA ÇEVİK
68-69 Rabbiniz Allah; arıya, “Dağlarda, ağaçlarda, insanların yaptıkları çardak ve kovanlarda kendine yuva yap, her çeşit üründen yiyip istifade et ve Rabbinin öğrettiği yol güzergâhından ayrılma.” diye vahyetti. Arılar da, Allah’ın vahyine teslim olup, yediklerinden karınlarında insanlar için şifa olan, farklı renk ve lezzette bir sıvı olan bal yaparlar. Şüphesiz bütün bunlar, düşünenler için Allah’ın ilminin, kudretinin ve kurduğu nizamının mükemmelliğinin apaçık delilleridir.
MEAL AÇIKLAMASI
70
MEAL
70. Sizi Allah yarattı sonra canlarınızı alır. İçinizden kimi de bilgiden sonra bir şey bilmesin diye hayatın en perişan haline döndürülür. Allah bilendir, güçlüdür.
MUSTAFA ÇEVİK
70 Sizi yaratıp yaşatan sonra da canınızı alacak olan Allah’tır. Allah kiminizi ömrünün en düşkün çağına, ne yaptığını, ne söylediğini bilmez hale geldiği ihtiyarlık çağına ulaştırır. O, her şeyi bilen, her şeye güç yetirendir.
MEAL AÇIKLAMASI
71
MEAL
71. Allah rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar ellerinin altındakilere (köle ve cariyelerine) rızıklarını vermezler. Oysa onda (rızıkta) eşittirler. Öyleyken Allah’ın nimetini bile bile inkâr mı ediyorlar?
MUSTAFA ÇEVİK
71 Maddi imkânlar bakımından kiminizi kiminize üstün kılan da Allah’tır. Hal böyleyken kendisine daha çok nimet verilenler, bu nimetleri emirleri altında çalışanlarla paylaşmazlar. Böyle yaparak Allah’ın emirlerini görmezden ve duymazdan gelerek inkâra kalkarlar.
MEAL AÇIKLAMASI
72-74
MEAL
72. Allah size kendi nefislerinizden eşler varetti. Eşlerinizden de size oğullar ve torunlar varetti ve sizi güzel şeylerle rızıklandırdı. Böyleyken bâtıla inanıp da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
73. Allah’tan başka kendilerine göklerden ve yerden rızık olarak bir şey vermeye güç yetiremeyen ve bunu yapamayacak olan şeylere taparlar.
74. Allah’a benzerler koşup durmayın. Şüphesiz Allah bilir siz ise bilmezsiniz.
MUSTAFA ÇEVİK
72-74 Allah size kendi cinsinizden eşler yarattı, eşlerinizden evlatlar ve torunlar bağışladı. Sizleri temiz ve hoş birçok şeylerle de rızıklandırdı. İnsanlardan bir kısmı, Allah’ın bahşettiği rızıklardan yararlanmasına rağmen, kendisini yaratıp bunca nimetlerle donatan, Allah’la birlikte başka ilahlar edinip kendileri gibi yaratılmış olanların peşine düşer, Allah’tan yüz çevirirler. İnsan nasıl oluyor da kendisi için ne gökten ne yerden hiçbir rızık yaratamayan, aciz ve güçsüz kimseleri ilah edinerek Allah’a şirk koşabiliyor? Allah’ın daveti olan hayat nizamının içine kendi uydurduklarınızı katıp karıştırmayın ve ardından da benzerlikler kurmaya kalkmayın. Şüphesiz her şeyin en doğrusunu bilen yalnızca Allah’tır.
MEAL AÇIKLAMASI
75-76
MEAL
75. Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkiyeti altında olan köleyle kendisine güzel bir rızık verdiğimiz ve ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak vermektedir. Bunlar eşit olurlar mı? Hamd yalnız Allah’adır. Fakat onların çoğu bilmezler.
76. Allah bir de şu iki adamı örnek vermektedir: Biri dilsizdir, bir şeye gücü yetmez, efendisinin üzerine bir yüktür ve onu nereye gönderse bir iyilik getirmez. Şimdi bununla, adaleti emreden, kendisi de doğru bir yol üzere olan kimse bir olur mu?
MUSTAFA ÇEVİK
75-76 Gerçeği daha iyi anlamanız için Allah size şu iki insanın misalini veriyor. Birisi hiçbir şeye güç yetiremeyen cahil ve birinin boyunduruğu altında bir köle, diğeri ise kendisine katımızdan rızık olarak bolca mal-mülk verdiğimiz ilim sahibi ve bu rızıkları dilediği gibi -açık ya da gizli olarak- hayırda harcama özgürlüğüne sahip olan birisi. Bu iki insanın durumu hiç bir olur mu? Aralarında benzerlik ya da denklik söz konusu edilebilir mi? Şüphesiz her türlü övgü ve şükür, bunca nimeti yaratıp kullarına bahşeden Allah’a mahsustur. Bununla birlikte şu iki kişinin misali üzerinde de düşünün. Bunlardan birisi dilsiz, elinden bir şey gelmeyen, bilgisiz ve aciz, sahibinin sırtında bir yük, sahibi ona hangi işi verirse versin beceremeyip içinden çıkamıyor. Diğeri ise son derece bilgili, her işini adaletle hakka dayalı yapan ve yaptıran, doğru yolda olmakla birlikte, başkalarını da doğru olana çağıran biri. Hiç bu iki kişinin durumu birbirine benzer mi ya da bunlar birbirlerine denk olur mu?
MEAL AÇIKLAMASI
77
MEAL
77. Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. (Kıyamet) saatin(in) işi ancak bir göz kırpma gibi yahut daha yakındır. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.
MUSTAFA ÇEVİK
77 Gerçek şu ki göklerin, yerin ve arasında olanların yaratıcısı, nizamlarının kurucusu Allah’tır. Sizin bilmeniz gerekenlerin neler olduğunu bilen de Allah’tır ve unutmayın ki Son Saat vakti geldiğinde göz açıp kapayıncaya kadar, hatta daha kısa bir zamanda gerçekleşecektir. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye yeter.
MEAL AÇIKLAMASI
78
MEAL
78. Allah sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmez halde çıkardı ve belki şükredersiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
MUSTAFA ÇEVİK
78 Analarınızın karnında sizi yaratıp, işitmek için kulak, görmek için göz ve düşünmek için akıl bahşeden, sonra da hiçbir şey bilmez haldeyken analarınızın karnından çıkaran Allah’tır. Bahşedilen nimetler için Rabbinize şükredip itaat etmeniz gerekmez mi?
MEAL AÇIKLAMASI
79
MEAL
79. Göğün boşluğunda boyun eğdirilmiş kuşları görmediler mi? Onları Allah’tan başkası tutmuyor. Şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için ayetler vardır.
MUSTAFA ÇEVİK
79 Üzerinde hiç düşünmeden Kur’an âyetlerini inkâr edenler, göğün boşluğunda Allah’ın kurduğu nizam ile yasaları sayesinde, kuşların nasıl uçtuklarını hiç görmüyorlar mı? Onları koyduğu yasalarla uyumlu yaratıp uçuran Allah’tır ve bunlar da Allah’ın ilmini, kudretini görmek isteyenler için çıkarılacak dersler vardır.
MEAL AÇIKLAMASI
80-82
MEAL
80. Allah size evlerinizi barınak yaptı. Size hayvanların derilerinden göç gününüzde de, konaklama gününüzde de kolayca taşıyabileceğiniz (hafif) evler yaptı. Yünlerinden, kıllarından ve tüylerinden de bir süreye kadar (kullanabileceğiniz) ev eşyaları ve ticaret malları (yaparsınız).
81. Allah yarattıklarından sizin için gölgeler oluşturdu ve dağlarda sizin için barınaklar varetti. Yine sizi sıcaktan koruyan elbiseler ve savaşta sizi koruyacak giyecekler varetti. İşte O size nimetini böyle tamamlamaktadır; umulur ki teslim olursunuz.
82. Ancak onlar yüz çevirirlerse artık senin üzerine düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
MUSTAFA ÇEVİK
80-82 Sizlere içinde oturacağınız evleri yapabilme, hayvanların derilerinden kolayca taşıyabileceğiniz çadırlar kurma kabiliyet ve imkânlarını bahşeden de Allah’tır. Ayrıca Allah size, hayvanların yünlerinden, kıllarından kısa ve uzun vadeli faydalanacağınız döşemelik kumaşlar, ev eşyaları ile ticaret malları yapma becerileri de bahşetmiştir. Bunlarla birlikte Allah’ın size bahşettiği akıl ve kabiliyetler sayesinde kendinizi sıcaktan, soğuktan ve savaşların verebileceği zararlardan koruyacak elbiseler, zırhlar yaparsınız. Güneşin sıcağından korunacağınız gölgelikleri, dağlarda sığınılacak mağaraları yaratan Allah’tır. Dünya hayatınızda ihtiyacınız olan her türlü nimeti bahşeden Rabbiniz, bu nimetlerden doğru yararlanabilmeniz ve kendisine şükretmeniz için de peygamberler ve kitaplar göndermiştir. Ey Peygamber! Bunca nimete rağmen Rabbinin davetinden yüz çevirenleri sen zorla doğruya yöneltemezsin. Senin görevin vahyedilen âyetler ile insanları Allah adına doğru olana davet etmektir.
MEAL AÇIKLAMASI
83
MEAL
83. Onlar Allah’ın nimetini biliyor sonra onu inkâr ediyorlar. Onların çoğu kâfirdir.
MUSTAFA ÇEVİK
83 İnsanlar, sahip oldukları nimetlerin, Allah tarafından yaratılıp kendilerine verilmiş olduğunu bilirler, fakat nankör olan çoğunluk buna rağmen Allah’ın daveti olan hayat nizamına uymamakta direnirler.
MEAL AÇIKLAMASI
84-87
MEAL
84. O gün, her ümmetten bir şahit getiririz. Sonra inkâr edenlere ne izin verilir ne de özür dilemeleri istenir.
85. Zulmedenler azabı gördüklerinde; artık onlardan ne azap hafifletilir ne de kendilerine bir süre tanınır.
86. Ortak koşanlar ortaklarını gördüklerinde: “Rabbimiz! Senden başka tapmakta olduğumuz ortaklarımız şunlardır” derler. Onlar da onlara: “Şüphesiz siz yalancısınız” diye söz atarlar.
87. O gün Allah’a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de kendilerinden uzaklaşır.
MUSTAFA ÇEVİK
84-87 Hesap Günü, her ümmetle birlikte onlara gönderdiğimiz peygamberleri de huzurumuzda toplayacağız. Peygamberleri onlara şahitlik edecekler. İşte O Gün, dünya hayatını hakikate gözlerini kapatarak tamamlamış olanlar, Allah’ın davetinden habersiz olduklarını beyan edemez, böyle bir mazeretin arkasına da sığınamazlar. Yeniden dünyaya döndürülüp, Allah’ın davetine uygun yaşama istekleri ve af dilemeleri de kabul edilmeyecektir. İşte bunlar cehennem azabı ile yüz yüze geldiklerinde, dünya hayatlarında ateşin şiddetli azabı ile uyarıldıkları halde umursamadıklarına çok pişman olacaklar. Ama artık çok geç… Ateşin azabı onlardan hafifletilmeyecek, yüzlerine de bakılmayacak. Ve O Gün, Allah’a ortak koşup da peşlerinden gittiklerini cehennemde görünce, “Rabbimiz, işte bunlar bizim Senin davetinden yüz çevirmemize sebep oldular ve kendilerini Seninle birlikte ilah gibi görüp gösterdiler.” diyecek ve böylece kendilerini temize çıkarmaya çalışacaklar. Fakat o ilah edindikleri kimseler de onlara: “Biz sizi zorla kendimize itaat etmeye mecbur etmedik, yalan söyleyip kendinizi suçsuzmuş gibi göstermeyin.” diyecekler. Sonunda hepsi iş işten geçmiş olduğu halde kayıtsız şartsız Allah’a teslimiyetlerini ifade edecekler. Artık O Gün Allah’tan başka ilah edinenlerin ve ilah edindiklerinin birbirlerine hiç faydası yoktur ve birbirlerini yüz üstü bırakırlar
MEAL AÇIKLAMASI
88
MEAL
88. İnkâr edip de Allah’ın yolundan alıkoyanlar (var ya); onlara bozgunculuk yapmalarına karşılık azap üstüne azap ekleriz.
MUSTAFA ÇEVİK
88 Kendileri müşrik ve nankör olarak yaşamakta inatla direndikleri gibi, başkalarını da doğru yola uymaktan alıkoymaya çalışanlar, sebep oldukları bozulma ve çürüme yüzünden azap üstüne azapla cezalandırılacaklar.
MEAL AÇIKLAMASI
89
MEAL
89. Her ümmetin üzerine kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de bunların üzerlerine şahit getiririz. Sana Kitab’ı her şeyi açıklayıcı, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak gönderdik.
MUSTAFA ÇEVİK
89 Her ümmetin peygamberlerini kendileri için şahitliğe çağırdığımız o Hesap Günü, ey Muhammed! Seni de davet ettiğin insanlara şahit tutacağız, çünkü Biz sana da insanlara yaratılış sebeplerini onlara açıklayasın diye hidayet ve rahmet kaynağı, iman edenlere de müjdeci olan bu Kitabı indirdik.
MEAL AÇIKLAMASI
90
MEAL
90. Şüphesiz Allah adaleti, ihsanı ve yakınlara vermeyi emreder, hayasızlıktan, kötülükten ve zorbalıktan da nehyeder. Olur ki öğüt alırsınız diye size öğüt veriyor.
MUSTAFA ÇEVİK
90 Şüphesiz Allah adaleti, iyilik yapmayı akrabaya yardım etmeyi emreder, hayâsızlığı, azgınlığı, haddi aşmayı ve cimriliği yasaklar. Allah düşünüp öğüt alasınız ve Allah’a karşı sorumluluklarınızı bilesiniz diye bunları size açıklıyor.
MEAL AÇIKLAMASI
91
MEAL
91. Ahitleştiğiniz zaman Allah’ın ahdini yerine getirin ve pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Çünkü Allah’ı üzerinize kefil gösterdiniz. Şüphesiz Allah ne yaptığınızı bilir.
MUSTAFA ÇEVİK
91 Allah’a ve insanlara verdiğiniz sözlere sadakatle uyun. Allah’ı şahit tutarak pekiştirdiğiniz yeminlerinizi sonradan bozmayın, unutmayın ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
MEAL AÇIKLAMASI
92
MEAL
92. Bir topluluğun diğer bir topluluktan daha çok olmasından dolayı yeminlerinizi aldatma aracı yaparak ipliğini sağlamca büktükten sonra söküp bozan kadın gibi olmayın. Şüphesiz Allah onunla sizi imtihan eder. Üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size muhakkak açıklayacaktır.
MUSTAFA ÇEVİK
92 İçinizden bir grubun daha güçlü ve nüfuzlu olması sebebi ile, onlardan korkarak ya da menfaat umarak yeminlerinizi, aranızda zayıfı aldatma ve bir çıkar aracı gibi kullanmayın. İpini iyice eğirip sardıktan sonra onu tekrar çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah sizleri yeminlerinize sadakatinizle de sınamaktadır. Allah Hesap Günü bütün amellerinizi karşınıza çıkaracaktır.
MEAL AÇIKLAMASI
93-94
MEAL
93. Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı. Ancak (Allah) dilediğini sapıklığa düşürür dilediğini de doğru yola eriştirir. Yapmakta olduklarınızdan mutlaka sorulacaksınız.
94. Yeminlerinizi aranızda aldatma aracı edinmeyin. Yoksa karar kılmasından sonra ayak kayar ve Allah’ın yolundan alıkoymanıza karşılık kötülüğü tadarsınız. (O zaman) büyük bir azap da sizin içindir.
MUSTAFA ÇEVİK
93-94 Allah dileseydi, size hayat tarzınızı seçme iradesi vermez, hepinizi tevhid inancına uymaya mecbur bırakır ve tek bir ümmet yapardı. Sonunda her insan, iradesi ile tercih ettiği yaşayış biçiminden hesaba çekilecek. Yeminlerinizi aldatma aracına dönüştürmeyin, aksi halde ayağınızı sağlam basmışken sarsılıp kayarsınız. Böylece Allah’ın adını basit çıkarlarınıza alet etmiş olur, hem dünyada hem de âhirette kaybedenlerden olursunuz, üstelik âhirette daha büyük bir azaba çarptırılırsınız.
MEAL AÇIKLAMASI
95-96
MEAL
95. Allah’ın ahdini az bir değere karşılık satmayın. Eğer bilirseniz Allah’ın katında olan sizin için daha hayırlıdır.
96. Sizin yanınızda olan tükenir, Allah’ın katında olan ise sonsuzdur. Sabredenlerin karşılıklarını muhakkak yaptıklarının en güzeliyle vereceğiz.
MUSTAFA ÇEVİK
95-96 Ey mü’minler! Yalnız Allah’ı ilah edinip, O’nun davetine iman edip, gereklerini yerine getirme konusunda Allah’la yaptığınız sözleşmeye sımsıkı bağlı kalın ve sözünüzü geçici dünya menfaatleri karşılığında değiştirmeyin. Sözünüze bağlı kalmak karşılığında, Allah katında çok büyük bir mükâfat vardır. Dünya hayatınız ve orada elde edecekleriniz tükenir ama Allah katındakiler hiç tükenmez. Verdiği söze sadakatle bağlı olup, bu uğurda önüne çıkan sıkıntılara göğüs gerip, taviz vermeden mücadele edenleri, Allah yaptıklarının en güzeliyle ödüllendirecektir.
MEAL AÇIKLAMASI
97
MEAL
97. Erkek ve kadından kim mü’min olarak bir iyilik yaparsa şüphesiz onu temiz bir hayatla yaşatacağız. Karşılıklarını da muhakkak yaptıklarının en güzeliyle vereceğiz.
MUSTAFA ÇEVİK
97 Erkek olsun kadın olsun iffetli, erdemli, dürüst davranıp, mü’min olarak salih amel işleyenlere Biz dünyada da arı, duru, temiz ve güzel bir hayat yaşatırız, âhirette ise bu yaptıklarını kat kat fazlasıyla mükâfatlandırırız.
MEAL AÇIKLAMASI
98-100
MEAL
98. Kur’an okuduğunda kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.
99. Onun iman eden ve Rablerine güvenenlerin üzerinde herhangi bir gücü yoktur.
100. Onun gücü sadece kendisini dost edinenlere ve O’na ortak koşanlaradır.
MUSTAFA ÇEVİK
98-100 Sizleri dünya ve âhiret hayatının mutluluğuna ulaştıracak olan bu Kur’an’ı okuyup anlamaya ve yaşamaya çalışırken, kovulmuş şeytanın aklınızı karıştırıp, duygularınızı bulandırmasından Allah’a sığının. Şunu da iyi bilin ki Allah’a yürekten iman edip yalnız O’na güvenenler üzerinde şeytanın hiçbir yaptırım gücü yoktur. Şeytan ancak Allah’la birlikte başka ilahlar edinen, onlara güvenip yardım bekleyenleri kendine dost edinir ve onlar üzerinde etkili olup dilediğini yaptırır.
MEAL AÇIKLAMASI
101-103
MEAL
101. Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimizde -ki Allah ne indirdiğini pek iyi bilir-: “Sen ancak bir iftiracısın” derler. Hayır; onların çoğu bilmiyor.
102. De ki: “Onu iman edenleri kararlı kılmak üzere ve Müslümanlar için bir yol gösterici ve müjde olarak Ruhu’l-Kudüs Rabbinin katından hak gereğince indirmiştir.”
103. Onların: “Ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. Kasdettikleri kişinin dili yabancıdır; bu ise apaçık Arapça bir dildir.
MUSTAFA ÇEVİK
101-103 Önceki toplumlar gönderdiğimiz âyetlerin hükümlerini terk edip ortadan kaldırınca, Biz de sonraki gönderdiğimiz kitaplarla onların yerlerine yenilerini koyarız. Âyetlerin hükümlerinin uygulanmasının zamanını ve şartlarını da Biz belirleriz. Müşrikler de Peygamber’e, “Bunları sen uydurup söylüyorsun.” derler. Oysa onlar aslında gerçeği duymak ve bilmek istemiyorlar. Ey Peygamber! Sen onlara de ki: “Bunları ben uydurmuyorum. Bu Kur’an, iman edenlere rehberlik etmek, onları güçlü kılıp desteklemek için Allah adına, Ruhu’lKudüs (Cebrail) tarafından indirilmektedir.” Biz ayrıca müşriklerin, “Bu Kur’an’ı Muhammed’e ehli kitaptan birileri öğretiyor, o da gelip bize okuyor.” dediklerini de biliyoruz fakat o birileri dedikleri kişilerin dili de Arapça değil ki, oysa Kur’an geldiği toplumun dili olan Arapça ile çok açık ve anlaşılır olarak indirilmektedir.
MEAL AÇIKLAMASI
104-105
MUSTAFA ÇEVİK
104-105 Allah, âyetlerini inkâr eden, müşrik ve kâfir kalmakta inatla direnen nankörlere, yaratılışlarının sebebi hayat nizamını yaşamayı nasip etmez, âhirette de onlar için çetin bir azap vardır. Peygamber’in Allah adına tebliğ ettiği âyetleri yalan sayıp, Muhammed’in uydurması diyenler var ya, asıl yalancılar onlardır.
MEAL AÇIKLAMASI
106-109
MEAL
106. İman ettikten sonra Allah’ı inkâr eden; -kalbi imanla yatışmış olduğu halde zorlanan (ve bu yüzden küfür sözü söyleyen) değil- ama göğüslerini küfre açan kimselere Allah’tan bir gadab vardır. Ve onlar için büyük bir azap vardır.
107. Bu, onların dünya hayatını ahirete tercih etmeleri ve Allah’ın kâfirler topluluğunu hidayete eriştirmemesinden dolayıdır.
108. Onlar, Allah’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Gafiller de işte onlardır.
109. Şüphe yok ki, ahirette hüsrana uğrayacaklar da onlardır.
MUSTAFA ÇEVİK
106-109 Gönülden iman etmiş olmasına rağmen, baskı altında Allah’a imanından görünüşte vazgeçtiğini söylemek zorunda kalan kimsenin dışında, mü’min olduğunu söyleyen bir kimse, sonra da imanından vazgeçer, şirke ve küfre dönerse dünyada ve âhirette Allah’ın gazabına uğrar. Bu cezayı hak etmelerinin sebebi kısa ve geçici olan dünya hayatını âhiret hayatına tercih etmeleridir. Allah bunlara doğru olan hayat nizamı ile yaşamayı nasip etmez ve onların bu nankörce yönelişleri sebebi ile kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürler. Şüphesiz onlar, âhirette de bunun cezası ile karşılaşıp hüsrana uğrayacaklardır.
MEAL AÇIKLAMASI
110
MEAL
110. Sonra Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin sonra cihad eden ve sabredenlerin (yanındadır). Bundan sonra Rabbin elbette bağışlayandır, rahmet edendir.
MUSTAFA ÇEVİK
110 Allah’ın davetine iman edip sorumluluklarını yerine getirmek için mücadele ederken, baskı ve zulme uğrayıp da yurtlarından hicret etmek zorunda kalan kimselerin yardımcıları Allah’tır. Allah bu mü’minlere karşı çok şefkatli, merhametli ve bağışlayıcıdır.
MEAL AÇIKLAMASI
111
MEAL
111. O gün herkes yalnız kendi canı için mücadele ederek gelir. Her cana yaptığının karşılığı eksiksiz verilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
MUSTAFA ÇEVİK
111 Sonunda öyle bir gün gelecek ki, O Gün herkes kendi canının derdine düşecek, herkesin dünya hayatında yapıp ettiklerinin karşılığı tam olarak kendisine verilecek ve hiç kimseye haksızlık yapılmayacak.
MEAL AÇIKLAMASI
112-113
MEAL
112. Allah şöyle bir kenti örnek verir: Güven ve huzur içindeydi. Rızkı her yerden bolca geliyordu. Ancak Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük etti. Allah da ona yaptıklarına karşılık açlık ve korku elbisesini tattırdı.
113. Andolsun onlara kendi içlerinden bir peygamber geldi ama onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap kendilerini yakaladı.
MUSTAFA ÇEVİK
112-113 Örnek olması için durumu bildirilen şu toplumun halini bir düşünün. Allah’ın her taraftan verdiği bol bol nimetleri ile refah ve güvenlik içinde yaşarken, davet olundukları hayat nizamından yüz çevirip nankörlük eden bu halkı Allah nankörlükleri sebebi ile açlık, kıtlık ve korku belasına mahkûm etti. Onlar peygamberlerini yalancılıkla suçlamışlardı. Sonra da Allah’ın azabı onları yakalayıp yerle bir etmişti.
MEAL AÇIKLAMASI
114
MEAL
114. Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından helal ve temiz olarak yiyin ve eğer O’na kulluk ediyorsanız Allah’ın nimetlerine şükredin.
MUSTAFA ÇEVİK
114 Ey iman edenler! Rabbinizin bahşettiği rızıkların helal ve temiz olanlarından yiyin, O’na şükredip itaat edin.
MEAL AÇIKLAMASI
115
MEAL
115. O, size leşi, kanı, domuz etini ve Allah’dan başkasının adı anılarak kesilenleri haram kıldı. Kim zorlanırsa, taşkınlık etmeden ve aşırıya gitmeden (yiyebilir). Allah bağışlayıcıdır, rahmet edicidir.
MUSTAFA ÇEVİK
115 Allah size leşi, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkasının adına kesilen hayvanların etini haram kılmıştır, fakat açlıktan ölme tehlikesi gibi bir zorlukla karşı karşıya kalan kimse, zaruret miktarını aşmamak, ihtiyacının dışına çıkmamak şartıyla bunlardan yiyebilir. Allah böyle bir mecburiyetle karşılaşanları bağışlar. O, mü’min kullarına karşı çok merhametli, şefkatli ve bağışlayıcıdır.
MEAL AÇIKLAMASI
116-117
MEAL
116. Dillerinizin yalan yere nitelendiregeldikleri için: “Bu helaldir, bu da haramdır” demeyin, Yoksa Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
117. (Onlara dünyada verilen) az bir geçimliktir. Onlar için (ahirette ise) acıklı azap vardır.
MUSTAFA ÇEVİK
116-117 Allah’tan gelen bir bilgiye ve delile dayanmadan, gelişi güzel, yalan uydurarak, “Şu helaldir, şu da haramdır.” diyerek hükümler koymayın. Helal ve haramı belirleme yetkisi yalnızca Allah’a aittir, kendi uydurdukları yalanlarla hüküm koymaya kalkanlar, asla iflah olmazlar. Geçici dünya hayatında bir miktar çıkar elde etmek için, kendi koydukları hükümlere uyan, başkalarını da buna uymaya teşvik edenlere âhirette çok şiddetli bir azap vardır.
MEAL AÇIKLAMASI
118
MEAL
118. Yahudilere de daha önce sana anlattıklarımızı haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, ama onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
MUSTAFA ÇEVİK
118 Size bildirdiklerimizin dışında, Yahudilere Allah’a nankörlük etmeleri sebebiyle bir kısım yiyecekleri de haram kıldık. Biz bu hükmümüzle onlara zulmetmedik, onlar bu cezayı hak ederek kendi kendilerine zulmettiler.
MEAL AÇIKLAMASI
119
MEAL
119. Sonra Rabbin, bilgisizce kötülük işleyen, sonra bunun ardından tevbe eden ve durumlarını düzeltenlerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra bağışlayıcıdır, rahmet edicidir.
MUSTAFA ÇEVİK
119 Şunu da iyi bilin ki sizin Rabbiniz, bilmezlik ve cahillik sebebi ile günah işleyip, sonra da günah olduğunu öğrenince tevbe ederek doğru olana yönelip sarılan kimseleri bağışlar. Çünkü Rabbiniz, tevbesinin ardından Rabbine teslim olup imanın gereğini yerine getirenlere karşı çok merhametli ve şefkatlidir.
MEAL AÇIKLAMASI
120-122
MEAL
120. Doğrusu İbrahim Allah’a boyun eğmiş, dosdoğru çizgideki bir ümmetti. Müşriklerden değildi.
121. (Allah’ın) nimetlerine şükredendi. (Allah) onu seçti ve doğru yola iletti.
122. Ona dünyada güzellik verdik. Şüphesiz o ahirette de salihlerdendir.
MUSTAFA ÇEVİK
120-122 Ey müşrikler! Kendisiyle övünüp de atamız dediğiniz İbrahim, yalnızca Allah’ı ilah edinmiş, O’nun daveti olan hayat nizamına iman etmiş, onu yaşamak ve yaşatmak uğrunda bütün gücüyle cihat eden, âdeta tek başına bir ümmetti ve asla müşriklerden olmadı. İbrahim, kendisine doğru yolu gösteren ve bunca nimeti bahşeden Rabbine karşı daima şükreder, sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırdı. Biz de İbrahim’e dünyada güzellikler nasip ettik. O, âhirette de Allah’ın seçkin kulları arasında olacaktır.
MEAL AÇIKLAMASI
123
MEAL
123. Sonra sana: “Hanif (dosdoğru çizgide ve tevhid inancına sahip biri) olarak İbrahim’in dinine uy. O müşriklerden değildi” diye vahyettik.
MUSTAFA ÇEVİK
123 Ey Peygamber! Sen de yürekten Rabbine bağlanmış ve yalnız O’nu ilah edinmiş olan İbrahim’in dinine uy, çünkü o müşriklerden değildi.
MEAL AÇIKLAMASI
124
MEAL
124. Cumartesi(ni kutsal tutmak) ancak onun hakkında ayrılığa düşenlerin üzerine farz kılındı. Muhakkak Rabbin ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verir.
MUSTAFA ÇEVİK
124 Cumartesi (sebt) günü ile ilgili bir kısım yasaklar Allah’a verdikleri sözlerinde durmayıp O’nun emirlerine karşı gelen Yahudiler içindir. Onların dedikleri gibi İbrahim’in davet ettiği dinde (nizamda) böyle yasaklar yoktu. Hesap Günü Allah, yasakları konusunda tartışıp duranlarla ilgili hükmünü verecektir.
MEAL AÇIKLAMASI
125
MEAL
125. Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Muhakkak Rabbin yolundan sapanları en iyi bilendir. O doğru yola girenleri de en iyi bilendir.
MUSTAFA ÇEVİK
125 Ey Peygamber! Sen insanları Rabbinin yoluna ilimle, hikmetle güzel öğüt ve nasihatle davet et, müşrik ve kâfirlerle bilgiye dayalı etkili bir biçimde cihat et. Rabbin davetine kimin yürekten iman edip uyduğunu ve kimin de reddettiğini en iyi bilendir.
MEAL AÇIKLAMASI
126-128
MEAL
126. Eğer cezalandıracak olursanız size uygulanan cezanın aynıyla cezalandırın. Ama eğer sabredersiniz andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.
127. Sabret. Sabrın ancak Allah(‘ın yardımıy)ladır. Onlar için üzülme ve kurdukları tuzaklardan dolayı da sıkıntıya düşme.
128. Şüphesiz Allah sakınan ve iyilik edenlerle beraberdir.
MUSTAFA ÇEVİK
126-128 Ey mü’minler! Size karşı zor kullanıp zulmedenlere karşı, siz de yapılana denk olacak bir karşılık ile mukabele edin. Şayet bunlara göğüs gerer ve sabrederseniz bu sizin için daha hayırlı sonuçlara sebep olacaktır. Allah yolunda karşılaşılan eziyetlere taviz vermeden sebatla direnin, unutmayın ki Allah bu konuda sabır gösterenlerin gücünü artırır. Müşriklerin kurdukları tuzaklara ve yaptıkları eziyetlere aldırma, üzülme. Allah yaratılış sebebi olan hayat nizamını yaşamak ve yaşatmak uğrunda samimiyetle gayret edenlerle beraberdir.
MEAL AÇIKLAMASI